بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 24 · Mart 2026 · ISSN 3023-7688

Dosya: Eğitim Paradigmaları

Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak” dan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir. (Alâk: 1-5)

۞
Önsöz

Eğitim ve İnsan

Yayın kurulu adına
İnsanı merkeze aldığımızda düşünmemiz, sorgulamamız gereken epey bir başlık ortaya çıkmaktadır. Öncelikle insan ve yaratan ilişkisi, ön plana çıkmaktadır. En temel konu olan bu başlık altında yaratanın gözet- tikleri hemen dikkate alınması gere- ken ikinci ve en temel başlıktır. Yaratılmış insanında haliyle en başta dikkate alması gereken konu, yaratanın gözettiği konular olmalıdır. Fakat burada ilginç olarak ortaya çıkan bir başka konu da yaratılmış olanın ya- ratanın garezlerini dikkate alıp alma- ma konusunda muhayyer bırakılmış olmasıdır. Bunlara rağmen akılla donatılmış ve hakikati kavrama konusunda bütün kusurlarına rağmen becerikli kılınmış insanoğlu, genel anlamda isteyerek veya istemeyerek varlık hakikatinden bir şekilde haberdar olur. İnananlar Allahtan kaynaklanan bilgi; vahiyle hakikati zahmetsizce elde ederken, inanmayanlar çoğu zaman acı tecrü- belerle hakikat diye tespit ettiği, fakat zan gibi yanılgı payı yüksek bilgilere erişirler. Yeryüzü insana imtihan için yara- tılmış bir laboratuvar görevi icra eder. İnsan imtihan hakikatini kavramışsa hem kendi kadrini bilme adına hem de içinde yaşadığı dünya adına doğru takdir hakkı kullanabilir. Yeryüzü serüveni başlamadan ya- ratılma evresinde bilgilendirilme, öğrenme ve adlandırma konularında sağlıklı bir altyapıya sahip kılınan in- sanoğlu, daha başlangıçta eğitilerek, sürece başlamıştır. En temel eğitim, Esma -Allah’ın isimleri- ve şartlara göre hayatı doğru yaşama eğitimidir. İlk sınav eğitilen bir konudan kaynaklı olarak ortaya çıkmıştır. İlk eğitim aşamasında değer kazanan Adem’in sınavdan başarı ile çıkması meleklerin önyargılarının ce- zalandırılması ve ademin eğitimdeki başarısının takdir edilmesi adına me- leklerin saygı secdesi ile karşılık bul- muştur. Fakat bu eğitim sonucunda kazanı- lan başarı, şeytanı kıskandırmış, had- sizlik yapmasına sebep olmuştur. Âdem’in ikinci sınavı, ilk eğitim sürecinde kazanılan mertebenin muhafazası amacıyla, apaçık düşman olan şeytanın üstlendiği yeni misyon çerçevesinde gerçekleştireceği saptırmalara karşı bilinçli ve uyanık olma yükümlülüğünü kapsamaktaydı. Ne yazık ki, Âdem bu ikinci eği- timden başarı ile çıkamadı ve hiç ol- maması gereken bir konudan imtiha- nı kaybetti. Oysa kendisini yaratan ve kendisine bu mertebeyi veren Allaha dair bilgi konusunda asla tereddüt yaşamamalıydı. Yaratılışındaki vesve- selere karşı zafiyet illeti devreye girdi ve hakkında tereddüt etmemesi gere- ken yaratanı hakkında, yoldan çıkmış şeytanın ifsadına kandı. Buradan ilk eğitimde alınan bilgilerin şeytanın if- sadına karşı Âdemin yetersiz kaldığı ya da kötülük öğretilmediği için kötülü- ğe karşı dikkatli olma kabiliyeti ortaya konamadı. Bir de ilk yaratılışta Ademe şeytan konusunda sadece uyarı yapıl- mış olması yeterince dikkate değer bu- lunmadı ve şeytanın tuzağına düşüldü. Cennetten yeryüzü sürgününe sevk edilen insanın, asıl eğitimi burada baş- ladı. Öncelik, yapılan hatanın telafi edilmesi idi. Ancak ilginç olan Âdem bunun yöntemini de bilinmiyordu. Hatadan dönmenin eğitimi ilk sırada geldi ve ilk vahiy nasıl tövbe edileceği üzerineydi. “...Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (A’râf Sûresi, 23) Yeryüzü eğitiminin bu ilk aşama- sından sonra işlerin artık yoluna girdi- ğini görüyoruz. Ya da başkaca olumsuz bir bilgi olmadığı için, Allah tarafından haberdar edilmiyoruz. Ta ki Ademin iki oğlunun aralarında geçen kıskanç- lık krizi sonrası ortaya çıkan Habil’in öldürülmesi olayına kadar. Aralarında oluşan ihtilaf sonucu Kabil, Habil’i öldürür. Yeni bir eğitim konusu ortaya çıkar ölen insanın be- deni ne yapılacak. Kabil işin içinden çıkamaz ve Allah yeryüzünün en temel bilgilerinden biri olan ölen insanın ce- sedinin toprağa gömülmesi konusun- da bir kargayı eğitmen olarak görev- lendirir. “Derken Allah, kardeşinin ce- sedini nasıl gömeceğini ona gös- termek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da ola- madım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim” dedi ve ettiğine yanan- lardan oldu.” (Maide Suresi 31) İnsanın eğitim tarihini bize anlatan Kur’an, insanlığın za- man içinde kazanmış olduğu eğitim aşamalarını tek tek sıralar. Bütün peygamberlerin eğitimlerindeki yegâ- ne paradigma bir olan Allaha kulluk etme düsturudur. Çünkü bu ilke dünya hayatında insanın yeryüzü saadetini yakalayabileceği tek kıstastır. Bunun dışında insanların geliştirdiği hiçbir algı insanlığı mutluluğa eriştirmemiş- tir. Ayrıca Allah Kur’an la insanlık için gereken temel bilgilerinde peygam- berler eliyle insanlığa kazandırıldığını anlatır. “Gözlerimizin önünde ve vahyi- miz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap Eğitim ve İnsan Yeryüzü insana imtihan için yaratılmış bir laboratuvar görevi icra eder. İnsan imtihan hakikatini kavramışsa hem kendi kadrini bilme adına hem de içinde yaşadığı dünya adına doğru takdir hakkı kullanabilir. 4 ve zulmedenler hakkında bana (bir şey) söyleme! Onlar mutlaka boğu- lacaklardır.” (Hud Suresi 37) İnsanlık büyük bir tufana dayanabilecek gemiyi Hz. Nuh’a ve- rilen gemi yapma eğitimi ile kazanmış- tır. “İsrailoğullarına bir elçi olacak (ve onlara şöyle diyecek:) Size Rabbinizden bir mucize getirdim: Size çamurdan bir kuş sureti yapar, ona üflerim ve Allah›ın izni ile o kuş oluverir. Yine Allah›ın izni ile körü ve alacalıyı iyileştirir, ölüleri diriltirim. Ayrıca evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer inanan kimseler ise- niz, bunda sizin için bir ibret var- dır.” (Ali İmran 49) Hz. İsa eliyle insanlık mucize ile dahi olsa ölü insanların nasıl dirilece- ğini öğrenmiş oldu. Ayrıca Bakara su- resinde anlatılan Hz. Musa dönemine ait ölü insana sığır etinden bir parçanın vurulmasıyla ölü insanın diriltilmesi ve konuşması kıssası bu konuda bir başka örnektir. (Bakara Suresi 67-73) “Andolsun, Davud’a tarafımız- dan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin” dedik. Ona demiri yumuşat- tık.” (Sebe Suresi 10) İnsanlık dünya hayatı için kendisine çağ atlatacak birçok tekno- lojiyi demirin işlenmesiyle gerçekleş- tirmiştir. Demiri işleme işi, ilk olarak Davut peygamber eliyle insanlığa su- nulmuştur. Bu da Allah’ın verdiği bilgi ile gerçekleşmiştir. Yukarıda zikri geçen konular, in- sanlığın tecrübe ile elde ettiği temel ilimlerde dahi ilk adım eğitimi, vahiyle gerçekleşmiştir. Dolayısıyla baş öğret- men Cebrail’dir. Yeryüzü hakikati diye ifade ettiği- miz en temel konu olan insanın Allaha kulluğu konusu tarih boyunca şeytan ve avenesi tarafından hep sekteye uğ- ratılmıştır. Allah Hz. Muhammed’e kadar birçok peygamber ile bu haki- kati hatırlatma süreçlerini insanlığa yaşatarak en temel eğitimin bu konu- da olması gereğini Kur’an’la insanlığa öğretmiştir. “Andolsun ki biz, “Allah’a kul- luk edin ve Tâğut’tan sakının” diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, on- lardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuş- tur!” (Nahl Suresi 36) “Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u (gönderdik). Dedi ki: Ey kav- mim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’n- dan başka tanrınız yoktur. Siz yalan uyduranlardan başkası değilsiniz” (Hud Suresi 50) “Semûd kavmine de kardeşle- ri Sâlih’i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka tanrınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı. Ve sizi orada yaşattı. O halde O’ndan mağfiret isteyin; sonra da O’na tev- be edin. Çünkü Rabbim (kulları- na) çok yakındır, (dualarını) kabul edendir.” (Hud Suresi 61) “Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için on- dan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görü- yorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından kor- kuyorum.” (Hud Suresi 84) Ayrıca Allah insanlık tarihi boyun- ca geçerli olacak ibadetlerin eğitimini de peygamberleri eliyle gerçekleştir- miştir. “Biz, Beyt’i (Kâbe’yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim’in makamın- dan bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail’e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim’i temiz tutun, diye emretmiştik.” (Bakara Suresi 127) “İnsanlar arasında haccı ilân et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yoldan gelen argın develer üzerin- de sana gelsinler.” (Hac Suresi 27) Daha başka olarak Kurban ibadeti- nin bütün ümmetlere farz kılınışı (Hac Suresi 34) Kur’an’ın eğitim sistemi içinde yer alır. Bu demektir ki Namaz gibi oruç gibi (Bakara Suresi 183) insanlık tarihi boyunca ortak iba- detler Allah’ın en temel eğitim sistemi içinde yer almaktadır. Çünkü bu iba- detler insan için yeryüzü gerçeğinin tecelli etmesi adına insan hayatının en zaruri ibadetleridir. Bütün bu ayetlerden ve anlatı- lanlardan temel eğitim sistemi pey- gamberler eliyle gerçekleştirilmiştir diyebiliriz. Eğitimin temeli vahiydir. Ve temel paradigma Allaha kulluktur. Bunun dışında insanın geliştirdiği eğitim sistemleri şayet bu amaca yö- nelik bir sonuç ortaya koyuyorsa doğ- rudur, haktır, yoksa yanlıştır, batıldır.
Önsözün tamamını okuyucuda aç
12 kalem

Bu Sayının Yazarları

۞
13 yazı

İçindekiler

۞