بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 24 · Mart 2026 · Kavram · s. 3

Eğitim ve İnsan Yeryüzü insana imtihan için yaratılmış bir laboratuvar

Editör — Yayın Kurulu

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
görevi icra eder. İnsan imtihan hakikatini kavramışsa hem kendi kadrini bilme adına hem de içinde yaşadığı dünya adına doğru takdir hakkı kullanabilir. İnsanı merkeze aldığımızda düşünmemiz, sorgulamamız gereken epey bir başlık ortaya çıkmaktadır. Öncelikle in…
görevi icra eder. İnsan imtihan hakikatini kavramışsa hem kendi kadrini bilme adına hem de içinde yaşadığı dünya adına doğru takdir hakkı kullanabilir. İnsanı merkeze aldığımızda düşünmemiz, sorgulamamız gereken epey bir başlık ortaya çıkmaktadır. Öncelikle insan ve yaratan ilişkisi, ön plana çıkmaktadır. En temel konu olan bu başlık altında yaratanın gözettikleri hemen dikkate alınması gereken ikinci ve en temel başlıktır. Yaratılmış insanında haliyle en başta dikkate alması gereken konu, yaratanın gözettiği konular olmalıdır. Fakat burada ilginç olarak ortaya çıkan bir başka konu da yaratılmış olanın yaratanın garezlerini dikkate alıp almama konusunda muhayyer bırakılmış olmasıdır. Bunlara rağmen akılla donatılmış ve hakikati kavrama konusunda bütün kusurlarına rağmen becerikli kılınmış insanoğlu, genel anlamda isteyerek veya istemeyerek varlık hakikatinden bir şekilde haberdar olur. İnananlar Allahtan kaynaklanan bilgi; vahiyle hakikati zahmetsizce elde ederken, inanmayanlar çoğu zaman acı tecrübelerle hakikat diye tespit ettiği, fakat zan gibi yanılgı payı yüksek bilgilere erişirler. Yeryüzü insana imtihan için yaratılmış bir laboratuvar görevi icra eder. İnsan imtihan hakikatini kavramışsa hem kendi kadrini bilme adına hem de içinde yaşadığı dünya adına doğru takdir hakkı kullanabilir. Yeryüzü serüveni başlamadan yaratılma evresinde bilgilendirilme, öğrenme ve adlandırma konularında sağlıklı bir altyapıya sahip kılınan insanoğlu, daha başlangıçta eğitilerek, sürece başlamıştır. En temel eğitim, Esma -Allah’ın isimleri- ve şartlara göre hayatı doğru yaşama eğitimidir. İlk sınav eğitilen bir konudan kaynaklı olarak ortaya çıkmıştır. İlk eğitim aşamasında değer kazanan Adem’in sınavdan başarı ile çıkması meleklerin önyargılarının cezalandırılması ve ademin eğitimdeki başarısının takdir edilmesi adına meleklerin saygı secdesi ile karşılık bulmuştur. Fakat bu eğitim sonucunda kazanılan başarı, şeytanı kıskandırmış, hadsizlik yapmasına sebep olmuştur. Âdem’in ikinci sınavı, ilk eğitim sürecinde kazanılan mertebenin muhafazası amacıyla, apaçık düşman olan şeytanın üstlendiği yeni misyon çerçevesinde gerçekleştireceği saptırmalara karşı bilinçli ve uyanık olma yükümlülüğünü kapsamaktaydı. Ne yazık ki, Âdem bu ikinci eğitimden başarı ile çıkamadı ve hiç olmaması gereken bir konudan imtihanı kaybetti. Oysa kendisini yaratan ve kendisine bu mertebeyi veren Allaha dair bilgi konusunda asla tereddüt yaşamamalıydı. Yaratılışındaki vesveselere karşı zafiyet illeti devreye girdi ve hakkında tereddüt etmemesi gereken yaratanı hakkında, yoldan çıkmış şeytanın ifsadına kandı. Buradan ilk eğitimde alınan bilgilerin şeytanın ifsadına karşı Âdemin yetersiz kaldığı ya da kötülük öğretilmediği için kötülüğe karşı dikkatli olma kabiliyeti ortaya konamadı. Bir de ilk yaratılışta Ademe şeytan konusunda sadece uyarı yapılmış olması yeterince dikkate değer bulunmadı ve şeytanın tuzağına düşüldü. Cennetten yeryüzü sürgününe sevk edilen insanın, asıl eğitimi burada başladı. Öncelik, yapılan hatanın telafi edilmesi idi. Ancak ilginç olan Âdem bunun yöntemini de bilinmiyordu. Hatadan dönmenin eğitimi ilk sırada geldi ve ilk vahiy nasıl tövbe edileceği üzerineydi. “...Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (A’râf Sûresi, 23) Yeryüzü eğitiminin bu ilk aşamasından sonra işlerin artık yoluna girdiğini görüyoruz. Ya da başkaca olumsuz bir bilgi olmadığı için, Allah tarafından haberdar edilmiyoruz. Ta ki Ademin iki oğlunun aralarında geçen kıskançlık krizi sonrası ortaya çıkan Habil’in öldürülmesi olayına kadar. Aralarında oluşan ihtilaf sonucu Kabil, Habil’i öldürür. Yeni bir eğitim konusu ortaya çıkar ölen insanın bedeni ne yapılacak. Kabil işin içinden çıkamaz ve Allah yeryüzünün en temel bilgilerinden biri olan ölen insanın cesedinin toprağa gömülmesi konusunda bir kargayı eğitmen olarak görevlendirir. “Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim” dedi ve ettiğine yananlardan oldu.” (Maide Suresi 31) İnsanın eğitim tarihini bize anlatan Kur’an, insanlığın zaman içinde kazanmış olduğu eğitim aşamalarını tek tek sıralar. Bütün peygamberlerin eğitimlerindeki yegâne paradigma bir olan Allaha kulluk etme düsturudur. Çünkü bu ilke dünya hayatında insanın yeryüzü saadetini yakalayabileceği tek kıstastır. Bunun dışında insanların geliştirdiği hiçbir algı insanlığı mutluluğa eriştirmemiştir. Ayrıca Allah Kur’an la insanlık için gereken temel bilgilerinde peygamberler eliyle insanlığa kazandırıldığını anlatır. “Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.