بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 10 · Ocak 2025 · ISSN 3023-7688

Dosya: Nesil Emniyeti

Ey iman edenler! Hem kendinizi hem de âilenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o müthiş cehennem ateşinden koruyun! Onun başında, Allah’ın emirlerine asla karşı gelmeyen ve kendilerine verilen her emri eksiksiz yerine getiren son derece acımasız, güçlü ve sert tabiatlı melekler vardır. (Tahrim: 6)

۞
Önsöz

NİZÂM-I ÂLEM

Yayın kurulu adına
Yeryüzünü bir nizam içinde yaratan Allah azze ve Celle bu nizamın bozulmasını asla istemez- di. Yeryüzünü kendisine fücur ve takva üflenmiş vaziyette yaratılan insana imtihan edilmek üzere seç- tiğinde bu nizamın bozulmaması adına insana uyulması gereken yol olarak dini kayyımı seçti. İmtihan hakikati gereği imti- hanın tecelli etmesi adına işlene- bilecek fücurun başlangıç olarak kışkırtılması gerekliydi ki, bunun baş aktörü olarak şeytan hazır kıta beklemekteydi. Zira şeytan Allah’ın tercihlerini sorgulamak gibi bir gaflete düş- müştü. Yaratılmış olmasına rağ- men kendini yaratanın, kendisini yaratmadaki tercihini sorgulama gereği duymadan, başka bir irade sahibinin yaratılması esnasında fikir sorulmadan tercih beyanı kabilinden itaat etmesi gereken bir konuda asi olma seçeneğini tercih etmişti. Aynı konuda melekler Allah’ın fikrini beyan ettiği zaman dilimin- de itirazlarını beyan etmelerine rağmen, Allah’ın, itiraz ettikleri varlığa saygı duymaları gerektiğini emrettiği demde itaatte kusur et- mediler. Ademin yaratılış kıssasın- da şeytanın fikir beyanı olmaksızın emre itaat safhasında itirazı beyan edilmekle beraber öncesinde bir eleştirisinin olmayışı dikkat çekici bir husustur. Bu bölüm Allah cc tarafından bize kapalı tutulmuş- tur. Burada bir itirazın olmayışı, olacağı keşf noktasında melekle- rin tecrübeli olmaları fikir beyanı sadedinde onları öncelikli kılmış olabilir. Dini kayyım, yeryüzünün salahı adına insan için belirlenmiş esaslar demekti. Bunlar insanın hayatının icrası esnasında yaşaya- cağı varlığın sürdürülmesi esna- sında yaşanacakların kurallarıydı. Bunları belirleme adına önce ana başlıklar belirlenmişti. Can, Akıl, Din, Nesil, Mal, imtihanın tecelli etmesi adına araçlar olarak be- lirlenmiş ve bunların yaratılmış Editör NİZÂM-I ÂLEM dünyanın müesses nizamı bozul- madan korunarak uygulanmaları gerekmekteydi. İnsanın varlığı, yani canı, korunmalı, canın korunması adına üreme faaliyetleri devam etmeli, üreme faaliyetleri de korunmalı, canın varlığını sürdürmesi adına kullanacağı mal da korunmalı. Bu korumaların gerçekleşebilmesi adına Allah’ın insan aklıyla tama- mını oluşturamayacağı sistem, yani din Allah tarafından insana vahiy yoluyla indirilerek insana yardımcı olunmuştur. Bütün bu esasları değerlendirme adına insana verilen akıl melekesi de ko- runmalı ki sistem tam anlamıyla sağlıklı bir şekilde yürüyebilsin. İşin aslına bakarsak varlık ale- minin devamı anlamında kodlar Allah cc tarafından sağlıklı bir şekilde oluşturulduğu için insan dışında varlık aleminin nizamında ve devamında herhangi bir sorun yoktur. İnsanoğlunun vahşi bir şe- kilde yok etme anlayışına rağmen dünya kendi için oluşturulmuş sis- tem vasıtasıyla sürekli yenilenme suretiyle yoluna devam etmekte- dir. Bugün için yeryüzünden insa- nı çekelim, yerküre Allah’ın izniyle kendini yenileyerek yoluna devam edecektir. Nitekim salgın hasta- lık döneminde insanlar evlerine kapanıp daha az dışarı çıktığında görüldü ki insanın çevreye ver- miş olduğu zarar, Allah’ın sistemi içinde tedavi edilerek düzelme eğilimine girdi. İnsan adına olması gereken nizam insanın kendisi için var edilmiş nizamdır. Dinin yeryüzün- de ikame edilmesi ve bu vesileyle insana dair korunması gereken beş esas insanın varlığının devamı için konulmuştur. Canın korunması esas olma- saydı, ilk günden Kabil’in Habil’i öldürmesine göz yumulsaydı, insanın varlığının olması soyunun devamı, mümkün olmayabilirdi. Soyun sağlıklı devamı adına evlilik kurumu müesses hale getirilme- seydi, bugün insanın soy problemi ortaya çıkmış olabilirdi. Nitekim modern dünya denilen batıda ortaya çıkan anlayışlar insan soyunun giderek yaşlanmasına ve ortadan kalkmaya doğru evril- mesine sebep olmaktadır. Yeryü- zünde hayatın devamı anlamında insanın mal edinme duygusu, insanı imtihanın gerçekleşeceği hayata bağlamaktadır. Dünyalık nimetler insanların imtihanın tahakkuku için güzel gösterilmiş- tir. İnsanların mal edinmelerinde istekli olabilmeleri, mala sahip ol- masında kusursuz bir sahiplenme korunma sistemi sağlamaktadır. Bu sebeple malı koruyacak sistem kurulmuştur. İnsan soyunun devamı üreme- sine bağlıdır. Üremenin gerçek- leşmesi için iki sağlıklı karşı cins olmalıdır ki üreme mümkün ol- sun. Öncelikle cinslerin, cinsiyet- leri korunmalı sonrasında bu iki cinsin soylarının korunabileceği bir sistemle bir araya gelmelidirler ve kurdukları birliktelikle hem hayatlarını güzelleştirmeliler hem de soylarını devam ettirmelidirler. Bugün dünya üzerinde var olan insan soyunun sağlıklı gelişmesini baltalamak adına oluşturulmuş bütün sapkın anlayışlar bu koru- ma kuralının ihlali için planlan- mıştır. İnsanın malının, canının neslinin korunması adına anlayışı ayakta tutacak doğruyu yanlıştan ayırt edecek bir meleke olarak akıl verilmiş olup, onun da korunması esaslar içine dahil edilmiştir. Yukarıdan beri saydığımız insana dair korunması gereken bütün varlıklar, bir sistem içinde muhafaza edilerek, olması gerek- tiği gibi ayakta tutulmuştur. Buna da din denmiştir. Sistemin anası olan din de korunmak suretiy- le sistemin kendisi de sistemin devamlılığı adına muhafaza altına alınmıştır. Böylece birbirine et ve tırnak gibi geçmiş olan bu beş konu insan adına düzenlenmiş nizamı alem için önemli başlıklar olarak kabul edilmiştir.
Önsözün tamamını okuyucuda aç
8 kalem

Bu Sayının Yazarları

۞
10 yazı

İçindekiler

۞