mümbit bir mevsime yönelir insanlık, iklim sabırsız’lanır. diriliş vaktidir artık; karanlıklara inat, zulüm erir, akar zaman gibi, çatlamak üzeredir taşı sabır, sızlanır… ilahî bir nur kuşatır tüm âlemi çepeçevre, dalgalanır burçlarda adalet, iman ve sevgi tah…
mümbit bir mevsime yönelir insanlık, iklim sabırsız’lanır. diriliş vaktidir artık; karanlıklara inat, zulüm erir, akar zaman gibi, çatlamak üzeredir taşı sabır, sızlanır… ilahî bir nur kuşatır tüm âlemi çepeçevre, dalgalanır burçlarda adalet, iman ve sevgi taht kurar gönüllere kalpler inkarsız’lanır. içer kevnî ayetleri yudum yudum; şahit olur yaratanın hikmetine akıl, ikrar eder gafletini inkâr, sızlanır… tükenmiştir artık serseri savruluşları, kılavuz edinerek vahyi, aklı, yüreği kırmıştır ön yargının meczup kıskaçlarını tavır inatsız’lanır. demir asa, demir çarıkla erdem yolcusudur irade, tefekkür iklimlerinde sırılsıklam, arındıkça tadar huzuru ta derinden inat, sızlanır… savrulur vahyin rüzgarıyla saltanatı şehvetin, yıkılan işâret taşları dikilir yerine bir bir, âr edilen bir duygu olmaktan kurtulur nâmus isyan ahlaksız’lanır. hüsn-i ahlâk’ına özlem yüklü, yüz sürer insanlığın yüz akı’nın izi’ne, tutulur bir asr-ı saadet hülyasına ahlak, sızlanır… kırarak zilletin yüz karası çemberini yiğit sayhalar yükselir dalga dalga, sımsıcak bir ümit iklimi sarar mazlum gönülleri, sırtlanlar huysuz’lanır. yolunda var olabilmek için vâr edenin yollara düşünce yürekler, yanar kaybettiğine tâ içten huy, sızlanır… anlamıştır insanlık bahçesinde bir çiçek olduğunu, döner fıtrat ayarlarına yaratanın, yanar da ardında bıraktığı zulüm izlerine kavim gurursuz’lanır. insana dair tüm renklerini kuşanır dünyanın ve umutlarını kanat kanat, erir buzları tebessümü donmuş dudakların, gurur, sızlanır… doğmaya başlamıştır küllerinden yitik nesiller, göklere yüreğini açan nilüferler düşürmüştür hüsrana kokuşmuş suları, hayat bataksız’lanır. dönmüştür tahammül seferinden ebabiller dillerinde tekbir ve özgürlük şarkıları, avını elinden kaçırmış çakal gibi batak, sızlanır… bir arınma özlemidir artık gönlünde ki sevda, yürek semasında kanat kanattır umut, ve erir; dilinde ki dua buketleriyle gaflet yusufsuz’lanır. bir berat kokusudur mağfiret meltemleriyle soluduğu çiçeklenir gözleri; hamd ve senâ yağmurlarıyla, şükran secdesinde iki büklüm yusuf, sızlanır…
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.