بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 10 · Ocak 2025 · Kavram · s. 10

Nesil Emniyeti “Ben insanları ve cinleri bana kulluk etsinler diye yarattım”

Celaleddin Sipahioğlu — Genel Yayın Yönetmeni

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
kulluk etsinler diye yarattım” (Zariyat 56) Bir varlığın olması ve kulluk için var olması, onu varlık alemine çıkarmakla beraber onun varlığının korunması ve insan kavramı altında zikredilebilecek ne kadar varlık var olacaksa bunların varlığının hem korunması …
kulluk etsinler diye yarattım” (Zariyat 56) Bir varlığın olması ve kulluk için var olması, onu varlık alemine çıkarmakla beraber onun varlığının korunması ve insan kavramı altında zikredilebilecek ne kadar varlık var olacaksa bunların varlığının hem korunması hem de var oluş sürecinin korunması, esas olmalıdır. Yeryüzünde insanın imtihanının tahakkuk etmesi adına, insan neslinin sağlıklı bir şekilde çoğalması mümkün olmalıdır. Çoğalmanın sıhhatli bir şekilde gerçekleşebilmesi, cinsiyetin muhafazası ile beraber, cinslerin sağlıklı üreme anlayışlarının devam etmesine bağlıdır. Üremenin birinci ayağı, cinslerin, cinsiyet duygularının diri tutulmasıdır. Cinsiyet, var edildiği hikmet üzere ayakta tutulsun ki, cinsler cinsiyetin gereklerini yerine getirebilsinler ve bu vesile ile varlığa verilen özellik itibarıyla yeni fertler türeyebilsin. Koruma anlayışının tek ayaklı bir şey olmadığını ve birbirine bağlı olarak 5 ayaktan oluştuğunu nizamı alem yazımızda dile getirmiştik. Bunlar birbirinin varlığını destekleyen 5 önemli unsur idi. Can, akıl, din, nesil ve mal emniyeti. Orijinal sıra böyle olur diye düşündüm, önce var olunmalı, var olanın varlığının hikmetinin kavranması adına bir akılla donatılması söz konusu olmalı, sonrasında hem kim olduğunun anlamını kavramasını sağlayacak, hem de varlığını sürdürebileceği üreme faaliyetini ve de yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak adına sahipleneceği malı nasıl sahipleneceği ve koruyabileceği konusunda konulan disiplin olan dinin korunması, emniyeti olma- İnsanı korumak, yaratıcının ilk planda gözettiği konudur. Bu sebeple insanın korunması adına varlığının korunması ve varlığının sürdürülmesinin korunması adına hem varlığın cinsel boyutunu hem de üremenin doğru boyutunu din ile korumuştur. lıdır. Sonrasında temel ihtiyacı niteliğinde soyunu sürdürme adına nesli korunmalı ve hayatın sürdürülmesi adına edinilen malın korunması sonuncu sırada yer almalıdır. İnsanı korumak, yaratıcının ilk planda gözettiği konudur. Bu sebeple insanın korunması adına varlığının korunması ve varlığının sürdürülmesinin korunması adına hem varlığın cinsel boyutunu hem de üremenin doğru boyutunu din ile korumuştur. İnsanı kendine boyun eğdirme çabası içine giren, dolayısıyla insanı Allaha baş kaldırma yolunda ifsat eden şeytan ve avanesi insanlar, öncelikli olarak insanın varlığını üreme noktasında kısıtlama yoluna gittiler. Kendileri dünyanın bütün nimetlerinden sınırsızca istifade etmeyi kendileri için en doğal hak olarak görürken, insanın fazla üremesinin önüne geçerek, doğum kontrol anlayışını insanlara empoze ettiler. Bu yolla kontrolü tam olarak sağlayamayacaklarını düşündüklerinden olsa gerek, üremenin sağlıklı olabilmesinin doğal yolu olan cinselliğin önüne barikatlar kurmaya başladılar. Dört harfle kısaltılarak dile getirilen sapkın eğilimleri kışkırtıp, insanları hemcinsleriyle evlendirme veya nikahsız yaşama yoluna teşvik ettiler. Böylece üremenin değişik yoldan önüne set çekmiş oldular. Bu yola o kadar kendilerini adapte ettiler ki, bütün bu sapkın eğilimleri dernekler vs ile örgütleyerek insanlığın aleyhine olacak şekilde organize ettiler. Bu çalışmaları finanse etmek adına varlıklarını ortaya koydular. Öyle ki devletleri boyun eğdirecek şekilde uluslararası örgütleri paravan olarak kullandılar. Etkiledikleri insanların hoşuna gidecek nitelikte sloganlar geliştirdiler. Cinsiyet eşitliği diye güya kadın erkek eşitliğinin geçmiş dönemlerde piyasaya sürülen versiyonunun devamı gibi anlayışları dayattılar. Fakat bu kez sadece sosyal hayatta varlık ifadesi anlamından öte cinsleri sıfırlayarak, anlayışlarını egemen kılmak istediler. İşin en kullanılır biçimde organize olması onların işine gelmekteydi. Çünkü bu sapkınlıklara inanan insanlar ruh hastası haline gelmekteydi. Dolayısıyla sürüler halinde güdülenmesi kolaylık kazanmaktaydı. Bugün insanlığın ibadet boyutunda karşı çıkması gereken bir sapkınlık haline dönüşen bu anlayış, insanlığı her koldan yürütülen

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.