tefehhüm, tedebbür ve teekkül gibi düşünme biçimlerini barındıran muazzam bir insanî eylemdir. Siz de takdir edersiniz ki düşünce ya da fikir, düşünmenin sonucunda elde edilen bir üründür. Tekrar bir aradayız. Hepiniz hoş geldiniz. Kaldığımız yerden devam edel…
tefehhüm, tedebbür ve teekkül gibi düşünme biçimlerini barındıran muazzam bir insanî eylemdir. Siz de takdir edersiniz ki düşünce ya da fikir, düşünmenin sonucunda elde edilen bir üründür. Tekrar bir aradayız. Hepiniz hoş geldiniz. Kaldığımız yerden devam edelim. Bir önceki müzakerenin sakin geçmesinden dolayı hepinize teşekkür ederim. Saygı, kanımca insani tavırların en güzelidir. Sevmek de önemli ama saygı en önemlisidir; zira saygı, değer vermenin, takdir etmenin bir sonucudur. Kişi, nasıl ve ne düşünürse düşünsün, bir şey üretmiş veya var olanı geliştirmişse o takdire şayandır; kabul edilmese de saygı duyulmalıdır. Filozof üstadın da belirttiği gibi, insan “natık”, yani düşünen tek canlıdır. İnsanın düşünmesi, bir başka ifadeyle tefekkür; içinde tezekkür, teemmül, tefehhüm, tedebbür ve teekkül gibi düşünme biçimlerini barındıran muazzam bir insanî eylemdir. Siz de takdir edersiniz ki düşünce ya da fikir, düşünmenin sonucunda elde edilen bir üründür; eğer ürün, yani fikir yoksa burada düşünme de gerçekleşmemiş demektir. “Ben düşündüm” veya “Ben düşünüyorum” demekle mesele hallolmuyor. Adama sorarlar: “Düşündün de ürünün nerede? Yani hangi fikri ürettin? Elinde sana ait, düşünme eyleminin sonunda—ki bu bir yolculuktur—bir fikir var mı? Göster de üzerinde müzakere edelim!” Başkalarının düşüncelerini tekrar etmenin veya onları farklı ifadelerle güncellemenin bir düşünme eylemi olmadığını sizlerden öğrendik. Daha önce hasıl edilmiş bir fikri/düşünceyi geliş- tirmek elbette düşünme eyleminin içine girer; ancak asıl düşünme, yeni bir fikre ulaşmaktır, yani yeni bir ürün elde etmektir. Bu girişten sonra, izin verirseniz bugün ilk sözü sosyolog söylesin; perdeyi o açsın. Buyurun efendim, söz sizde. Bence insan tam da benim alanımla örtüşen bir tabiata sahip; o hiçbir şekilde yalnız ve tek başına hayatını sürdürme imkânına sahip değildir. Hayatta kalması da neslini devam ettirebilmesi de ancak başkalarıyla gireceği ilişkilerle mümkün olabilir; buna da sosyoloji diyoruz. Dolayısıyla ben: “İnsan, tabiatı gereği sosyal bir varlıktır.” diyorum. Kendisini madalyonun diğer yüzü gibi hisseden psikolog, sosyoloğun söylediklerine bir başka boyut kazandırmak istercesine dedi ki:
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.