بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 10 · Ocak 2025 · Makale · s. 22

Sonraki Nesiller Kime Benzeyecek?

Mustafa İbakorkmaz — Grafik Tasarım

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
etmemek, reddetmek, karşı çıkmak, muhalefet etmek bunlardan biri. Bu durumda ortaya çıkan en küçük tepkiye sahip olduklarına tutunmak, muhafaza etmek diyebiliriz. “Kim bir kavme benzerse, onlardan olur.” 1 Giriş Çoğunlukla hasbelkader yaşıyoruz. Bilinçli olduğ…
etmemek, reddetmek, karşı çıkmak, muhalefet etmek bunlardan biri. Bu durumda ortaya çıkan en küçük tepkiye sahip olduklarına tutunmak, muhafaza etmek diyebiliriz. “Kim bir kavme benzerse, onlardan olur.” 1 Giriş Çoğunlukla hasbelkader yaşıyoruz. Bilinçli olduğumuzu, farkında olarak yaşadığımızı düşündüğümüz zamanlar da var elbette. Fakat bu bilinç düzeyinde yaşarkeen daha çok ve genellikle sonuç odaklı yaşıyoruz. Çünkü daima hedeflerimiz, amaçlarımız, planlarımız ve hayallrimiz var. Yürüdüğümüz yolların, giriştiğimiz işlerin sonunu ve sonucunu önemsiyor, merak eediyoruuz. Ulaşacağımız menzil, elde edeceğimiz başarı, çalışma ve çabamız bittiğinde ortaya çıkacak netice odaklandığımız yegane düşünce. Hayatın çok büyük bir hızla akıp gidişi bizi telaşa düşürüyor. Bu telaşın içindee önemsediimiz sonuçlara doğru nefes nefese koşturuyoruz. Bu koşturma içinde bazen gereklerini unuttuğumuz kaideler, çiğnemekte beis görmeediğimiz kurallar da var elbette. Fakat gündelik hayatın pratikleri bizi kurallara sıkı sıkıya bağlıyor. Her yaptığımız işi, gerçekleştirdiğimiz her eylemi bir çok kurallara uyarak, ayrıca yöntemlere bağlı kalarak ortaya koyuyoruz. Çocukluktan başlayarak, evde, sokakta, okulda, meslek hayatımızda, yalnızken ya da toplum halindeyken, üzerine hr şeyimizi bina ettiğimiz temeller, sıkı sıkıya bağlandığımız yasalar 1) Ebû Dâvûd, Libâs, 4/4031 vee sonuç elde etmek için zorunlu olarak başvurduğumuz yöntemler var. Bunların çoğu dışına çıktığımızda bedel ödediğimiz sınırlar oluşturuyor. Adeta sebepler ve sonuçlar arasında yuvarlanıp gidiyoruz. Rutin bir şekilde üstelik. Temel ihtiyaçlarımız bu rutine bizi mahkum ediyor. Barınmak, besleenmek ve temel ihtiyaçlarımızı sağlamak, sürdürebilmek ve korumak zorundayız. Temel ihtiyaçlarımız, yaşamak için bağımlı olduğumuz sonuçlara bağlı. Sonuç odaklı yaşamamız bu bakından bizim için bir zorunluluk. Bu zorunlulukları düzenli bir şekilde karşılamanın yollarını bulduğumuzda başka bir rutinin, farkedildiği zaman bunaltan bir ritmin içinde yaşıyoruz. Fakat sürdürülebilirliğini sağlayaabildiğimiz ihtiyaçlarımızı karşıladığımızda niteelik arayışımız başlıyor. Bu arayışımız daha rahat, daha az zahmetle, daha müreffeeh bir hayat arzusu… Bu beklenti ve arzu, bir heedef olarak odaklandığımız yeni bir sonuç arayışı koyar önümüze. Nerede bitmesini, nasıl sonuçlanmasını istediğimiz bu hedeflerin peşinde koşarken, bu hengamenin hangi aşamasının nerede ve nasıl başladığını unuturuz. Geriye kalan, nasıl ilerleyeceği, neyle sonuçlanacağı konusunda kaygılanmaktır. Bozulma Sebebi: Özenme Çocuğun ya da gencin yetişkinliğe ulaşmak için takip edilecek bir örneğe, rol modele ihtiyacı vardır. Bu çocukluk döneminde ailedeki büyükler olur. Fakat ergenliğin sorunlu zamanlarında ailesiyle çatışan çocuk ailesiyle bu yönden ilişki kurmak istemeyebilir. Bu durumda ailesine ve çevresine tepkisi ve dış etkenlerin cazip etkileriyle dışardaki dünyada kendisi için başka örnekler de sunduğunu farkeder. Okuldaki diğer arkadaşları, etrafta gördüğü diğer gençler, öğretmenleri, sevdiği şarkıcılar, izlediği filmlerdeki yıldızlar, sosyal medya fenomenleri, televizyon, sanal dünya, kitaplar gibi birçok etkiden söz ediyoruz. Bu etkiler ne yazık ki sadece gençlerin maruz kaldığı etkiler değil. Yetişkinler de bunlara maruz kalır. Karşılaştığımız etkiler karşısında aldığımız çeşitli tutumlar var. Kabul etmemek, reddetmek, karşı çıkmak, muhalefet etmek bunlardan biri. Bu durumda ortaya çıkan en küçük tepkiye sahip olduklarına tutunmak, muhafaza etmek diyebiliriz. Daha önce tanımadığı yabancı bir medeniyetle karşılacak olan görevlilere Hz. Ömer (r.a.) “Zevk ve safâdan ve Acem kıyafetlerine özenmekten kaçınınız!” buyurarak kendinden olmayana muhalefetin önemine vurgu yapmıştır. Bununla birlikte Muhafazakarlık pasif bir direniş olarak ortaya çıkar. Fakat muhafa-

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.