بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 10 · Ocak 2025 · Makale · s. 17

Nesil Emniyeti Kendisine şehvetle bakılanın, bakan kimsenin hayalinde kirletilmemesi için ve

İrfan Setenci — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
namus sahiplerinin huzurunun bozulmaması için bu sınırlar vardır. İnsanda fıtrî olarak bulunan kıskanma duygusunun sebebi bu kirlenmeye dahi tahammül edememektir. İffetli ve Namuslu Olmak1 Hayâ, imandandır. İman emniyeti emreder. Mümin emin kimsedir ve kendisi…
namus sahiplerinin huzurunun bozulmaması için bu sınırlar vardır. İnsanda fıtrî olarak bulunan kıskanma duygusunun sebebi bu kirlenmeye dahi tahammül edememektir. İffetli ve Namuslu Olmak1 Hayâ, imandandır. İman emniyeti emreder. Mümin emin kimsedir ve kendisini emniyet altında tuttuğu gibi başkaları için de emin olmak zorundadır. Kendi onurunu, haysiyetini, şeref ve namusunu koruduğu gibi başkalarının da bu kıymetlerine saygı duyar ve musallat olmaz; olunmasına göz yummaz ve müsaade etmez. Özel alanlarını iyi tespit eder ve asla bunları laubali sohbet ve davranışlara alet etmez. İffet ve namus özel alandır ve sahibinden başkasına namahremdir. Yâ HÂFIZ! Bizi ve bize nasip edeceklerini temiz tut. Korunması saklanması gereken iffetin, namusun kıymetini bilenlerden eyle. Çeşitli maskelerle evlere hücum eden belalara karşı Sen bizim vekilimizsin, biz Senin emrindeyiz; gücümüzü, irademizi ve eylemlerimizi hak ve başarılı kıl. Yâ HÂFIZ! Bizi ve bize nasip edeceklerini temiz tut. Korunması saklanması gereken iffetin, namusun kıymetini bilenlerden eyle. Çeşitli maskelerle evlere hücum eden belalara karşı Sen bizim vekilimizsin, biz Senin emrindeyiz; gücümüzü, irademizi ve eylemlerimizi hak ve başarılı kıl. Mahremiyet Sınırları Allah, her insanı özel yaratmış, kişiye özel mahrem sınırlarla korunmasını gerekli kılmıştır. Bu sınırların bir kısmı fizikidir. Fiziksel olarak 1) Ahzab Sûresi 33/35, Nur Sûresi 24/26, 30-31 insanların mahrem olması gereken sınırları kendi gayreti ve toplumun saygısı ile korunmalıdır. Hem erkek hem de kadının, karşı cinse ve kendi cinsine göre örtünme sınırları vardır ve bu sınırları korumak ahlâken iffetli olmanın gereğidir. Bu gereklilik aynı zamanda toplumun da kişi üzerindeki hakkıdır. Erkeğin de kadının da nâmahrem (kendisine nikâh düşen) karşı cinse dokunmaları haramdır. Şehvetle bakmaları dahi haramdır çünkü her şehevi bakışın insan ruhunda bir kirlenmeye sebep olduğu düşünülür. Kendisine şehvetle bakılanın, bakan kimsenin hayalinde kirletilmemesi için ve namus sahiplerinin huzurunun bozulmaması için bu sınırlar vardır. İnsanda fıtrî olarak bulunan kıskanma duygusunun sebebi bu kirlenmeye dahi tahammül edememektir.2 2) Kıskanma duygusu bu haramlardan uzak tutmak için kullanıldığında gerçek anlamda yerini bulur. Tıpkı öfke ve gazabın yerinde kullanılması gibi. Değilse helal olanı kıskanma bu fıtri koruma maksadının haddi aşmış halidir. Bu hususta insan birçok şeyde olduğu gibi dengesiz ve adaletsiz davranmakta ifrat ve tefrit etmektedir. Tefriti şudur ki: kıskanma duygusunu tamamen yitirmiş veya bastırmaya azmetmiş deyyus olanlar vardır. Toplumun ahlaklı bireyleri, bunlara “domuz gibidirler” der. Eşini kıskanmaz, çocuğunu kıskanmaz, anasını kıskanmaz. Bunlar kendileri ahlâken bozulmuşlar, toplumun da ahlâkını bozmaya çalışan iffet ve haysiyet yoksunu kimselerdir. İfrat boyutuna gelince: Allah’ın çizdiği sınırların dışında olmayan helal işlerde gösterilen kıskançlıklardır. Bunların bir kısmı hafif bir kısmı şiddetli olabileceğinden, mekruh ve haram seviyesinde işlenir. Erkeğin örfe göre edep sınırlarında giyinmesi icap ederken bu giyinmenin en alt sınırı dînen, göbek ile diz kapağı arasıdır. Bu sınır erkekler için kendi aralarında da aynıdır. Kadının örfe göre edep sınırlarında giyinmesi icap ederken bu giyinmenin en alt noktası sadece elleri ve yüzü hariç tüm vücudu örtmesidir. Kadınların kendi aralarında örfen kabul gören edepli sınırlar makbul olmasına karşın ahlâkî zafiyete sebep olacak veya iffet yoksunluğunu çağrıştıracak şekilde giyinmeleri, ‘daha net ifadeyle soyunmaları’ doğru değildir. Burada kastedilen sadece helaline karşı süslenirken giyebileceği şuh kıyafetlerdir. Çocuklarınsa edep mahallerini örtmek ve yedi yaşına geldiklerinde büyüklerin edepli giyim tarzına özendirmek uygundur. Çocuklara edep yerlerinin özel olduğu ve hiç kimsenin dokunmasına müsaade etmemesi gerektiği öğretilmelidir. Mahremiyet bilinci aynı zamanda bir özgüven ile korunur. Kişi bu sınırlarını her ne şekilde Bazı annelerin oğlunu gelininden kıskanması gibi! Sahiplik duygusu insanlarda çok farklıdır. Örneğin bir kimse atına bindirmez, bir başkası sevdiklerini atıyla gezdirmekten hoşlanır. Birisi arabasının direksiyonuna geçirtmez, kimisi örtülü heykel gibi karısına dahi bakanla kavga eder. Tabi bakış var, bakış var! İnsanların abes takıntıları da olabilir. Her ne kadar bazı abartılar hoş değilse de bu duyguların yok edilmesi ve tamamen ıslahı da mümkün değildir. Huzur ve güzel geçim adına bu insanlarla da yumuşak bir diyalog yolu keşfedilmelidir

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.