بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 2 · Mayıs 2024 · ISSN 3023-7688

Dosya: Gazze

“Müminlerden öyle yiğitler vardır ki; Allah’la yaptıkları sözleşmeye sadık kaldılar. Onlardan kimisi adağını yerine getirdi (şehid oldu) kimisi beklemektedir. Kesinlikle (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” AZHAB:23

۞
Önsöz

Boynumuz bükük bizim

Yayın kurulu adına
İnsanlık acısını hissedemeyecek kadar insanlığımızdan uzaklaştırıldığımız dünyada, başkası ya da başkaları diye bir şeyin olmadığının farkında olmadan, sadece kendimize odaklı yaşamayı marifet zannediyoruz. Başkasının farkında olmayanların, mutluluğu, bencil bir anlayışla kendine özgü bir hal zannetmesi de böylece kaçınılmaz olmaktadır. Paylaşmayan, paylaşamayanların, başkalarıyla birlikte paylaşıldığında nasıl bir insanî haz duyulacağına dair hiçbir tecrübesi olamaz. Ve insan olmanın genetik sonucu olarak, paylaşıldığında erişilebilecek duygu zirvesini yakalaması da mümkün olamaz. Dünyayı sadece bireysel hazlar ve hayatlar merkezli yaşama mekânı haline getiren çağdaş, kapitalist zebaniler, kendilerince dünyayı dizayn etmek adına bölgesel ya da global anlamda insanı ve insanlığı kıyıma uğratmaya başladığında, paylaşma duygusu yok edil- miş insanların gözleri önünde bir kısım insan türünü acılar içinde kıvrandırması, diğerleri üzerinde hiçbir etki uyandırmaz. Hatta sadece kendi hazlarının peşinden koşulması sebe- biyle, diğerlerinin acısına dair hiçbir şey hissetmeden seyretmek gibi bir gaflete düşülür. İşin ilginç tarafı kendi türünden bir kısım insana bu acımasızca eylemi yapanların, bir gün kendilerine de aynı işkenceleri yapabileceklerini, düşünmemek gibi bir karaktere bürün- düklerinin farkında bile olamazlar. Bugün bizim Gazze’de yapılan şenaatlerin, cinayetlerin haberlerini yemek yerken, çay içerken sıradan bir olayı seyreder gibi seyretmemizin altında yatan sebep budur. Çocukla- rın ölümleri, acılar içinde kıvranan insan görüntüleri yediklerimizi boğazımızda düğüm- lemiyorsa başka sebep aramaya gerek yoktur. Başkası ve diğerkâmlık gibi temel insani kavramlardan, insanların yoksunlaşması, ha- reket kabiliyetini kısıtlayacak derecede dünyevi ağırlıklara bağlanmaktan dolayıdır. Buna bir de markalaşmış dünyanın efendilerinin, insanı eşyaya köleleştirme anlayışı olan marka tutkunu olmayı eklersek, dünyevileşmenin insanı “tüketen hayvan” derekesine düşürmesi kaçınılmaz olmaktadır. Hayatın temelini, olmazsa olmaz zannedilen eşya bağımlılığı anlayışı üzerine bina et- mek, insanın kalbini körelten en temel yanlıştır. Kalbi körelen insanın bütün görme yetenekleri, aslından köreltilmiş demektir. Bu sebeple kalbimizin görebilmesi adına gerekli olan manevi donanıma sahip olmamız, kendimiz ve insanlık adına önemlidir. Kalbimizi körelten maddi manevi ne varsa hepsin- den arınmak bir insanlık görevidir.
Önsözün tamamını okuyucuda aç
6 kalem

Bu Sayının Yazarları

۞
8 yazı

İçindekiler

۞