بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 1 · Nisan 2024 · ISSN 3023-7688

Dosya: Kur'an Ayı Ramazan

O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur’ân onda indirildi. BAKARA: 185O

۞
Önsöz

Hayatı Allah Adına Yeniden Okumak

Yayın kurulu adına
1458 yıl önce, daha önce bir kitap okumamış ve sağ eliyle yaz- mamış olan Muhammed as Hira dağında neyi beklediğini, neyle karşılaşacağını bilmeden inziva ha- lindeyken, Allah’ın insanlığın kade- rini değiştirmeyi murat ettiği Kadir gecesinde kendisi için belirlenen kaderin kapısından içeri girdi. Allah (cc.) mülkünde kıyamete kadar olayların merkezinde olacak yeni değişimin temelini elçi olarak seçtiği Muhammed as e vazife kıl- mıştı. İnsanlık bu saatten sonra belir- sizliğin insanı yok eden dehlizle- rinden, İslamın sıratı müstakimine yönlendirilecekti. Mekkeliler hiç farkında olma- dıkları bir yol kavşağına gelmişler- di. Artık onlar bu vakitten sonra ya yeni yolu tercih edip Allah’ın neferi olma saadetine ereceklerdi. Ya da tercihlerini çok da uzun sürmeye- cek olan karşı tarafta olma yönünde kullanacaklar ve şerefli bir hizmet- ten kendilerini mahrum bırakacak- lardı. Kur’an, Allah’ın Ramazan ve Kadir gecesi kavramlarını birlikte insanlığa lütfettiği kelamı ilahi. Son elçi ile beraber kıyamete kadar in- sanlığa kurtuluş muştusu. Öyle bir gecede indi ki; takdir, kader gecesi, kadru kıymeti biline- si gece. Hem zamanın kadri, hem de kelamın kadri adına önemli bir gece. O gece bütün bir insanlık Al- lah’tan hidayet rehberi ve apaçık delillerle donanmış Kur’an’a kavuş- tu. Artık şirkin ve küfrün karanlık- ları insanları esir alamayacak, bu karanlıklardan beslenen şeytanın avanesi hidayete tabi olanlardan nasiplenemeyecekti. Allah (cc.) yeryüzünde velisi olmaya aday, canlarını ve mallarını cennet karşılığında kendisine sata- cak kullarını aramak adına yeni bir akım başlatmıştı. Artık okumanın şekli değiş- mişti, yaratan Rabbi tanımayan okumalar okuma sayılmayacak- tı. Çünkü okumayı Allah’ın adına yapmayı görev bilen, Allah’ın veli kulları, öğrenmenin bidayetinin Rabbinden geçtiğini biliyorlardı. Ataları Adem’den başlamak suretiy- le, ilk öğrenim Rabbin dergahında başlamıştı. Kalemle yazmayı öğre- ten, kitabı hikmeti öğreten de oydu. Bu sebeple onun yolunu terk etmek dalaletti. İlk zamanlar zor geçti, çünkü asırlardır devam eden Allah’ı ege- men kabul etmeyen, yobaz sistemin rantiyecileri kolayca vaz geçemez- lerdi. İlk günden ortaya konan ahi- ret bilinci onları rahatsız ediyordu. Zira onlar hesapları kendi kitapları- na uydurdukları rantiye sisteminin muhasebesinin kendilerinden baş- kası tarafından yapılması taraftarı değildiler. Allah ise bu uyduruk he- sap anlayışının, hesabının sorulaca- ğı din gününün Rabbi idi. Ellerine çürümüş kemikleri alıp “kimmiş bunu diriltecek” şovları yapmak su- retiyle insanların gözlerini körelt- mek istiyorlardı. Allah cc indirdiği vahyini müş- riklerin bütün foyalarını ortaya dö- ken basiret kaynağı yapmıştı. Müş- riklerin çok tanrılı sistemi ve darun nedveyi nasıl çıkarları için basamak yaptıklarını tek tek delilleriyle orta- ya konmaktaydı. Allah’ın kitabı okundukça in- sanların küfre ve şirke karşı gözle- ri açılıyor, Kur’an göze fer dizlere derman oluyordu. Sistemin en zayıf kılınmış insanları Yasirler, Sümey- ye’ler, Ammar’lar Kur’an’dan aldık- ları dirençle şirke karşı tekbir, tev- hid nidaları atıyorlardı. Müşriklerin üzerlerine basarak sistemlerini devam ettirdikleri köle Bilaller, kızgın kum üzerine yatırıl- mış vaziyette karınlarına konmuş taşların altından en şerefli nidayı dünya kubbesine hoş bir sada ola- rak bırakıyordu. Ahad ahad. Bir de suçsuz günahsız öldürü- len kız çocukları vardı. Allah in- dirdiği kelamının henüz başlarında öldürülen bu masum çocukların hesabını hesapsızlığı ilke edinmiş Mekke’nin oligarklarına soruyordu. Bütün bu değişimin sebebi Al- lah’ın damarları kurutan şirk ve küfre rağmen indirmiş olduğu va- hiyden başka bir şey değildi. Yeryü- zü yeniden canlanıyordu. Kıyamete kadar coşkuyla devam edecek, za- man zaman fetret dönemleri olsa da Allah’ın kendilerinden hoşnut oldukları, Allah’tan razı olan ve mallarını canlarını Allah’a adayan kullar mutlaka bulunacaktı. Bütün umutların kesildiği anlarda dahi, zulme baş kaldıran Allah’ın erleri mutlaka kendilerini meydana ata- caktı. Bu gün Kur’an, yeniden kendi- ni kuşanacak kulları beklemektedir. Allah’ı yok sayan insanlığı kendi sömürü sisteminin çipli robotları haline getirmeye çalışan sistemin derebeylerine sizi reddediyoruz Allahtan başka ilah yoktur deme şerefine ermiş yürekleri Allah için çarpan safları sık tutmayı ihtilafa bölünmeye yeğleyen kulları gözle- mektedir. Vakit geç olmadan ölüm melek- leri ne haldeydiniz siye sorduğun- da zaaf haline düşürüldük demeyi kendisine zül kabul edecek Allah’ın kulları haydi, Şimdi o vakit, bundan sonrası geçmiş olsun olabilir.
Önsözün tamamını okuyucuda aç
6 kalem

Bu Sayının Yazarları

۞
16 yazı

İçindekiler

۞