بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 1 · Nisan 2024 · Makale · s. 15

Hatip, Hitap, Muhatap Bağlamında Kur’an Okuma FOTOĞRAF: METİN ŞİMŞEK

Nezir Ergenç — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
FOTOĞRAF: METİN ŞİMŞEK K ur’an, insana bir hitaptır. Elbette bu hitabın olması zorunlu olarak bir Hatib’in olmasını iktiza eder. Hatip ise yine zorunlu olarak hitap edileni yani muhataplığı mecburi kılar: Hatip, hitap ve muhatap. Hatip, hitap eder ve hitap edi…
FOTOĞRAF: METİN ŞİMŞEK K ur’an, insana bir hitaptır. Elbette bu hitabın olması zorunlu olarak bir Hatib’in olmasını iktiza eder. Hatip ise yine zorunlu olarak hitap edileni yani muhataplığı mecburi kılar: Hatip, hitap ve muhatap. Hatip, hitap eder ve hitap edilen hitaba muhatap olur. Hatip, Allah’tır; hitap, Kur’an’dır ve muhatap, insandır. Bu; aynı zamanda bize, Kur’an’ın aslında nelerden bahsettiğini, hangi ana konuları içerdiğinin de işaretlerini vermektedir. Bundan hareketle rahatlıkla şunu söyleyebilirim: Kur’an ana konu olarak Kur’an’ın hatibi olan Allah’ı, bir hitap olan kendisini ve muhatap aldığı insanı önceler. Bir başka ifadeyle Kur’an; Allah kimdir, Kur’an nedir ve insan kalmak nasıl mümkün olur veya iyi insan kimdir ve nasıl olunur sorularının cevaplarını verir. Kur’an okuyucusu- inansın veya inanmasın- her insan baştan sona- Fatiha suresinden Nas suresine kadar- Kur’an’ı okuduğunda, her ayette çok açık bir şekilde, Allah’ın kimliğine dair deliller, işaretler ve özellikler bulacaktır. Bu o kadar yoğun işlenir ki okuyucu bu kitapta sanki Allah’tan başka bir “var”lıktan bahsedilmez zanneder. Bu zan elbette doğrudur; zira Kitabın indirilme sebeplerinin başında Allah’a ait doğru bilginin- ma’rifetullah- insanlara verilmesini sağlamak gelmektedir. Çünkü biliyoruz ki tarih boyunca insanlar Allah’ı gereğince tanımadıklarından-idrak- dolayısıyla O’nu gereğince de takdir etmediler: Allah’ı gereğince takdir etmediler. Zümer suresi 67. Ayet. Bu sebeple Kur’an hakikat anlamında Allah’ı insanlara tanıtır ki başta “şirk” olmak üzere “küfür” ve “nifak” çeşitleriyle birlikte sapkın inanç çeşitleri ortaya çıkmasın Kur’an okuyucusu yine baştan sona okuduğu her ayette Kur’an’ın ne olduğuna dair apaçık deliller, işaretler ve özelliklerle karşılaşır. ve insanlar sahih bir tevhit inancı üzerine dünya hayatını ikame etsinler. Bu bağlamda diyebilirim ki Kur’an, tüm ayetlerinde Allah’ı kendisinden başka ilah, rab ve melik olmayan bir ve tek kudret olarak takdim eder. Kur’an’ın bahis konusu ettiği ma’rifetullah elbette Allah’ın zatıyla direkt ilgili değildir; bilakis Allah’a ait her bilgi bize O’nun esması üzerinden anlatılır. Dolayısıyla Kur’an’da anlatılan “zatı ilahi” değil; esmaı ilahinin çerçevelediği bir Allah’tır. Bu manada Kur’an’ın insanların tasdik etmelerini istediği inanç- iman- zat merkezli değil; esma merkezli bir inançtır. Bu sebeple müminin imanı, Allah’ın zatına dair herhangi bir zan veya bilgi ihtiva etmez; onun imanı ilahi esmanın çerçevelediği bir zemin üzerine binadır. Kur’an bir hitap manasında insana- muhatap- kendisini tanıtır; Kur’an nedir, sorusunun cevabıdır bir başka ifadeyle. Bu manada Kur’an okuyucusu yine baştan sona okuduğu her ayette Kur’an’ın ne olduğuna dair apaçık deliller, işaretler ve özelliklerle karşılaşır. Belki de insanlık tarihinde kendi kendini tanıtan tek kitap Kur’an’dır, dersek mübalağa etmiş olmayız. Kur’an bu özelliğinin yanında aynı zamanda kendini tefsir eden tek kitaptır da diyebiliriz. Bu sebeple çoğu zaman Kur’an ayetlerini anlamak için yine Kur’an ayetlerine başvurmak durumunda kalıyoruz. Nitekim Hud suresinin başında buna vurgu yapılır: “Elif lam ra; kitabun uhkimet, sümme fussılet min ledün hakîmun hebir/ Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.