بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 1 · Nisan 2024 · Makale · s. 8

Deliye Her Gün Bayram mı?

İbrahim Şahin — İmtiyaz Sahibi

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
işler (ibadet ve kulluk) yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. Kudreti dâimâ üstün gelen ve günahları çok bağışlayan yalnız O’dur.” (Mülk:2) İbadet insanların baskı zincirlerine bağlanarak teslimiyete sürüklendiği bir halden ziyade, tefekkür ve özgü…
işler (ibadet ve kulluk) yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. Kudreti dâimâ üstün gelen ve günahları çok bağışlayan yalnız O’dur.” (Mülk:2) İbadet insanların baskı zincirlerine bağlanarak teslimiyete sürüklendiği bir halden ziyade, tefekkür ve özgür iradelerin gönüllerde doğurduğu itminân ve muhabbetle beslenen bir farkındalık sunumudur aslında. Her şeyin özü sevgidir. İbadet de sevgi ile kanatlanabildiği takdirde vâsıl olabilir hedeflenen menziline. Sorumluluklar ve haklar bu bilinç ile yerine getirildiğinde sıradanlıktan kurtulur ve ibadet haline dönüşür. Böylesi bir ruh hali ise bütün bir ömrü ihya ederek hayatı bayram ikliminde yaşatabilir insana. Bayram; Bir farkındalık halidir, sayısız ihsanları keşfetme ufkunda nezih bir soluklanıştır bayram. Bayram; Ulaşılan ruhî ve fiziki güzelliklere karşı halin lisanıyla dillenerek içten kaynayan coşkunun kollarında sunulan bir şükrânedir Mevla’ya. Bayram; Başka zamanlarda da yapılabilecek bir tatil, eğlenme ve eğlence fırsatı anlayışıyla sadece Bayram; İslam düşmanlığı ve zulüm dışında sebebi her ne olursa olsun küskünlüğün ve dargınlığın çatık kaşlı, fesat tedirginliklerinin kâbusundan kurtularak, selamın ve affın merhametli koynunda soluklanmaktır. çekirdek ailenin mutluluğunu de- ğil, komşu, akraba, eş dost, hasta, zayıf, muhtaç vb. toplumun tüm katmanlarıyla birlik ve beraberlik ruhunun sıcacık aguşunda mutlu olma ve mutluluk vesilesi olmayı gâye edinir. Tüm zamanlarımızda olması gerektiği gibi, farkındalık şuuruyla idrak edilen bayramlar vesilesiyle de, yokluğu ve mahrumiyeti paylaşarak, mahzun gönüller üzerindeki etkisini az da olsa kırabilmek mümkündür. Acıyı ve hüznü paylaşmak suretiyle, içinde çaresizce kıvrananların sancısını azaltarak, Huzuru ve coşkuyu paylaşmak suretiyle de mutluluğun kollarında birlikte keyif çatarak, Ve benzeri daha nice samimi ve yürekten paylaşımlar sonucu doruğa çıkar bayramların gerçek anlamları. Bayram; İslam düşmanlığı ve zulüm dışında sebebi her ne olursa olsun küskünlüğün ve dargınlığın çatık kaşlı, fesat tedirginliklerinin kâbusundan kurtularak, selamın ve affın merhametli koynunda soluklanmaktır. Unutulmamalıdır ki; Hayat ne küskünlüklerin anaforunda örselenecek, ne de çatışmaların kasırgalarında savrularak yok edilecek kadar ucuz ve uzun değildir. Bu bakımdan, bayram; Mutluluğu ve huzuru yeniden keşfedebilme bahtiyarlığına açılan kutlu bir kapıdır. Bayram; Kâinat kitabının sayfaları arasında ulaşılan hassas tefekkür okumaları sonucu, öncelikle Rabbini, sonra da kendisini buluş halidir insanın. “Deliye her gün bayram” diye bir özlü sözden bahsedilir. Aklın dengesinden uzak kalışın savrukluğunu bayram kabul etmek, bayramın özünü ve ruhunu idrak edemeyen bir başka delilik hali olsa gerek aslında. Çünkü bayram; Yaptığını bilme melekesini yitirmiş olmanın mahrumiyetiyle sevinme halinden daha çok, aklın ve idrakin meltemiyle huzur bulunan nadide bir iklimdir. Eğer, Mevla’nın kullarına ikram ettiği özel sevinç ve mutluluk günlerinin dışında ki sevinç hallerine bayram demek gerekirse “Akıllıya, aklının farkında olana, bu farkındalıkla iman ve kulluk kapısından ayrılmayana her gün, her iki cihan bayramdır” denilmelidir. Bu bağlamda, insanın bizatihi kendi varlığı; Fıtratına latif bir şekilde işlenmiş olan tezyin ve terkip lütufları acabâsız ve bitimsiz bir

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.