بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 21 · Aralık 2025 · Makale · s. 21

Hikmet Yaşamı Tercihlerimiz mi yaşamımızı belirliyor yoksa yaşadıklarımız

Nezir Ergenç — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
mı tercihlerimizi belirliyor? Ben birinci önermeden yana reyimi kullanırım. Çünkü eğer yaşadıklarımız tercihlerimizi belirliyor ise o zaman günahkâr, suçlu, zalim olanların bu tercihlerinde mazur görülmeleri gerekir. İnsan hayatı tercihlerden oluşur. Bir başka…
mı tercihlerimizi belirliyor? Ben birinci önermeden yana reyimi kullanırım. Çünkü eğer yaşadıklarımız tercihlerimizi belirliyor ise o zaman günahkâr, suçlu, zalim olanların bu tercihlerinde mazur görülmeleri gerekir. İnsan hayatı tercihlerden oluşur. Bir başka ifadeyle insan, hayatını tercihleriyle inşa eder. Tercihlerinin toplamı aynı zamanda onun kişiliğini, dünya görüşünü, yaşam biçimini, inanç ve ahiretini de içine alır ve belirler. Bu sebeple inancımız, yaşam biçimimiz, ahlaki duruşumuz ve hatta cennet veya cehennem akıbetimiz tümüyle bu tercihlerimizin bir sonucu olacaktır. Tercihlerimiz mi yaşamımızı belirliyor yoksa yaşadıklarımız mı tercihlerimizi belirliyor? Ben birinci önermeden yana reyimi kullanırım. Çünkü eğer yaşadıklarımız tercihlerimizi belirliyor ise o zaman günahkâr, suçlu, zalim olanların bu tercihlerinde mazur görülmeleri gerekir. Fazilet ile rezalet arasında fazla bir fark kalmaz; çünkü her ikisinin seçiminde de zorunluluk gibi bir gerekçe karşımıza çıkar. Oysa fazilet ve rezalet tümüyle kişinin ödeyeceği bedel veya kazanacağı haz esas alınarak tercih edilmiştir. İffet ile iffetsizlik arasındaki fark tam da budur: Ya bedel öder iffetli bir yaşamı ya da hazza ve faydaya odaklanır iffetsiz bir yaşamı tercih ederiz. Mütefekkirler tarihi tecrübeleri göz önünde bulundurarak insanların seç- tikleri yaşam tarzlarını üç temel başlıkta toplamışlar. Bunları Hikmet yaşamı, Şehvet yaşamı ve Şöhret yaşamı şeklinde isimlendirilmişlerdir. HİKMET YAŞAMI: Hikmet nedir? Kelime anlamı üzerinde duran âlimler onun, ‘yargıda bulunmak’ anlamına gelen ‫ مكح‬/hükm kelimesinden mastar olduğunu söylemişlerdir. Bunun yanında ‘engellemek’, ‘alıkoymak’, bağlamak/ gem vurmak, sağlam olmak gibi anlamları da vardır. Bu anlamlardan maksat ise insanı kötü, çirkin, habis, faydasız ve zararlı şeylere karşı korumak ve bunların insana zarar vermesine engel olmanın yanında iyiye, güzele, faydalı olana da yönlendirmektir. Hüküm manasında ise insan ile doğru, güzel, faydalı olan şey arasındaki mesafeyi azaltıp onları birbirine yaklaştırmak, yakınlaştırmak olarak değerlendirilebilir. Bu manasıyla da hakîm sıfatına ulaşmış oluruz. Hâkim; hikmet ile ihkâm bağlantısından kaynaklanan bir inceliği insana kazandırır. Bu görüş ünlü dilci Cevheri’ye aittir. Cevheri’ye göre bu yakınlaşma ilişkisi sonuçta, “ İşleri gereği gibi sağlam ve kusursuz yapan’ âlim tipini bize kazandırır.” Biz buna Muhakkim diyeceğiz. Farabi benzer bir yaklaşım sergileyerek ‘bilmenin’ bir adım ötesine taşır Hikmet kelimesini ve onu ‘manaları idrak etmek’ olarak anlar. Bilindiği gibi ‘İdrak’ ‘bilme’den daha kapsayıcı ve daha derin anlamayı gerektirir. Ulema ve Hukema’nın “hikmet” kelimesine verdikleri anlamlar kısaca şöyledir: “İşleri en doğru ve en uygun biçimde yapmak” “Eşyanın hakikatinden bahseden ilim.” “Eşyada gizli ilâhî sırlar ve gayeler.” “Amelle beraber ilim.” “Faydalı ilim ve salih amel.” “İnsandaki akıl kuvvesinin istikamet üzere ve aşırılıklardan uzak olma mertebesi.” Ayrıca; Merhum Müfessir Elmalılı Hamdi Yazır Hikmet’i: ‘ilim ve onunla ameldir’ dedikten sonra. ‘Her ikisini cem edemeyene hâkim denmez’ şeklinde bir not düşer. Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin ise: ‘Hikmet, insanın gücü ölçüsünde nesnelerin mahiyet ve hakikatlerini bilmesidir’ şeklinde tarif eder. İbn Manzûr ise: “En değerli varlıkları en üstün bilgiyle bilmek” olarak tarif yapar. Tehânevî ise, Hikmet kelimesine felsefi bir yaklaşım kazandırır: ‘Hikmet, aklî gücün i’tidalini ifade eder’ ayrıca ‘nefsin ve şeytanın afetlerini ve bunlardan koruyucu mânevî riyâzet yollarını bilmek’ şeklindeki bir tanım daha yapar. Ya da daha genel bir ifade ile Hikmet “sebebin sebebi” yahut “amacın amacı” olarak basitleştirilebilir.

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.