بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 8 · Kasım 2024 · Makale · s. 14

Tanrısal Bir Hayat İçin… Bir Son, Noktalı Virgül Ve Sürekli Bir Hayat

Nezir Ergenç — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
İnsanın dünya hayatındaki en büyük arzusu ve nihai hedefi tanrı ya da tanrısal bir güce sahip olmak olmuştur. Bu cümlenin küstahça bir hedefe ve gayeye işaret ettiğinin farkındayım; ancak ne yazık ki gerçek olan bu! Bu gerçeğe işaretle Âdem babamız daha ilk fı…
İnsanın dünya hayatındaki en büyük arzusu ve nihai hedefi tanrı ya da tanrısal bir güce sahip olmak olmuştur. Bu cümlenin küstahça bir hedefe ve gayeye işaret ettiğinin farkındayım; ancak ne yazık ki gerçek olan bu! Bu gerçeğe işaretle Âdem babamız daha ilk fırsatta bu arzusunun Allah’ın uyarısına rağmen önüne geçememişti. “Âdem’e şöyle dedik: “Sen ve eşin birlikte cennete yerleşiniz, ikiniz de oradaki nimetlerden istediğinizi bol bol yiyiniz, ancak şu ağaca yaklaşmayınız, yoksa zalimlerden olursunuz.” Bakara suresi, 35. Ayet. Bir “şey” hariç, dilediği her şeyden faydalanma serbestisi insana yetmez miydi? Yetmedi; çünkü insan dahasını ve dahasını arzuluyor… Belki de “birisi hariç” insanının bu sınırsız arzusuna- kapitalizmin bir tanımı da arzularda sınırsızlıktır- ilahi bir sınırlama içindi; her şeye sahip ve malik olan sadece Allah’tır, o halde haddini bileceksin ve bir yerde duracaksın, dokunmayacaksın! Mükemmel olma ve mükemmeli talep etme arzusu tanrısal bir taleptir. Tanrısal yaşam insanın en büyük gayesi iken aynı zamanda en büyük zaafıdır da. Nitekim Âdem babamızın yasak ağacaistisna edilene- el uzatmasının gerekçesini Kur’an açıklarken tam da bu noktaya işaret ediyor. “Şeytan, kendilerinden ‘örtülüp gizlenen çirkin yerlerini’ açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: ‘Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.” Araf suresi, 20. Ayet. “ … Rabbinizin bu ağacı yasaklamasının sebebi iki melek olmanız ve ebedi yaşayanlardan olmamanız içindir…” “melek olmak ve ebedi yaşamak ya da sonsuz bir melek yaşamına sahip olmak” insanın istediği ve ulaşmak istediği nihai nokta burasıdır; başka bir ifadeyle tanrısal yaşam arzusu. Tevrat, bu arzuyu daha belirgin anlatmaktadır yaratılış suresinde: “Tanrı: “İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.” Tevrat, yaratılış, 25-27. Ayetler. Açıktır ki Tevrat, tanrı, insanın kendisine benzer yaratılmasını dilemiştir ve kendisine benzer ama “insan” şeklinde olan bir insan yaratmıştır.- Yahudiler buradaki insanın kendileri yani Yahudiler olduğu iddiasıyla dünya hâkimiyetini istemektedirlerYaratılmış olan insanın “ Tanrı suretinde” olması ne anlama gelir? Ayetin devamında bu açık bir dille izah edilmektedir: “ denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun” 27. Ayet sonuç cümlesini şu şekilde bitirmektedir: “Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu.” İnsanın yeryüzünde iki ayağı üzerinde dik durması ve sürekli başını yukarıya yani göğe çevirmesinin altında bu tanrı olma ve tanrısal bir yaşam arzusu olabilir mi? Eğer böyleyse, Tanrı insanın bu isteğine duyarsız kalır mı? Tanrı kelimesi, Arapçadaki ilah kelimesinin karşılığıdır. Çoğulu alıhetün’dür, ilahlar. Allah ise el İlah’tır; mutlak Tanrı anlamında. İbn Sina’nın ifadesiyle “hüve

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.