İhtilaf ve taassup, kişilerin kendini ve toplumu tanımamasının veya tanıyamamasının önündeki en büyük bentdir. İhtilaf ve taassup, bir kişilik ve kimlik meselesi olup, kişinin kendini bilmeme ve de kendiyle ve toplumla barışık olmama halidir. İhtilaf : Geride …
İhtilaf ve taassup, kişilerin kendini ve toplumu tanımamasının veya tanıyamamasının önündeki en büyük bentdir. İhtilaf ve taassup, bir kişilik ve kimlik meselesi olup, kişinin kendini bilmeme ve de kendiyle ve toplumla barışık olmama halidir. İhtilaf : Geride kalmak ve biri diğerinin yerine geçmek, bir şeyin diğer bir şeyin peşinden gelmesi, gidip gelmek, ayrı görüşe sahip olmak, çekişmek, karşı gelmek, eşit olmamak, görüş ayrılığı, anlaşmazlık gibi manalara gelir. Terim olarak “söz veya davranışta birinin tuttuğu yoldan başka bir yol tutmak” demektir. Kur’an’da ve hadislerde ihtilâf kelimesi mutlak olarak zikredildiğinde olumsuz anlamda kullanılmış, daima birlik olmak, tefrika ve ihtilâftan ka- çınmak emredilmiştir. Allahü Teala Kur’anda ihtilafa düşen toplumları uyarmak ve doğru yola sevketmek için Rasüller göndererek şöyle buyurmuştur. “(İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak Rasüller gönderdi ve beraberlerinde, insanların ihtilafa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi…..) (Bakara.213). Rasüllerin beyanlarından sonra hâlâ ihtilâflarını sürdürenler ise birçok âyette kınanmış ve uyarılmıştır. “Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.”(Ali İmran.19). “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ay- rılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.” (Ali İmran. 105). “Onlara din konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir”. (Casiye.17) Taassup: “Bağnazlık” anlamında kullanılır. Bir görüş ve düşünceye, bir kişi ve topluluğa körü körüne bağlanmak, taraf olmak, akraba, kavim, aşiret, gurup, mezhep, parti ve takımının fertlerine aşırı ölçüde sevgi gösterip yardımcı olmak ve onları kayırmak anlamlarına gelir. Haklı mı haksız mı ayrımı yapmaksızın körü körüne bağlanmak kaydıyla insanın kendi kavim ve kabilesine yardım etmesi asabiyettir.
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.