Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikası gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Emperyalizm, Latince “imperium” (imparatorluk, üstün güç, egemenlik) ve “imperare” (buyurmak, yö…
Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikası gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Emperyalizm, Latince “imperium” (imparatorluk, üstün güç, egemenlik) ve “imperare” (buyurmak, yönetmek, emretmek) köklerine dayanır. Fransızca impérialisme veya İngilizce imperialism kelimelerinden Türkçeye geçmiştir. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalizm, insanlık tarihi boyunca var olagelen, güç sahiplerinin eliyle gerçekleştirilen, güçlünün güçsüzlere tahakkümü şeklinde, kabilelerin başka kabilelere, ulusların başka uluslara, devletlerin başka devletlere baskıyla, karşısındaki toplulukların özgürlüklerine ve maddi zenginliklerine hükmetmesidir. Emperyalizm; Sömürgecilik, Müstemleke, Yayılımcılık, işgalcilik anlamına gelen bir terimdir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikası gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme - yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar. Sömürgeciliğin Temel Nedenleri Ekonomik Çıkar: Sanayi Devrimi için gerekli ucuz hammadde ve üretilen malları satacak pazar ihtiyacı. Jeopolitik Güç: Küresel ticaret yollarının ve stratejik noktaların kontrol altına alınması. İdeolojik Kılıf: Avrupalı devletlerin kendi kültürlerini yayma ve sömürülen yerli halkları Uygarlaştırma!, Demokratikleştirme!, Özgürleştirme!, Medeniyet! götürme vs. gibi bahanelerle ülkeleri işgal edip her türlü zulmü işlemektedirler. Bu devletler yürüttükleri faaliyetlerle doğal ve insani kaynakları sömürmüş, yerel kültürleri asimile etmiş ve günümüzde dahi süregelen birçok ülkelerin sınırlarını oluşturmuş ve birçok etnik sorunun temelini atmışlardır. Genellikle şu şekilde sömürge sistemlerini uygularlar; Bir ülkenin topraklarını genişletmesi, Bir ulusun veya toplumun başka bir ulusu veya toplumu vergiye bağlaması, Bir ülkenin veya toplumun başka bir bölgeye kendi dilini ve kültürünü dayatması, Bir ulusun veya toplumun başka bir ulus veya toplumun kaynaklarına el koyması, şöyle; Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Bir ülke yeraltı kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (Değerli madenler, altın, gümüş, petrol, doğalgaz vs. gibi) el konulur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer. Tarihte Emperyalizm kavramı Roma da olmakla beraber yakın zamanda meşhur olması Fransız, İngiliz, Portekiz, İspanyol ve Hollandalıların sömürgeciliğini eleştirmek için kullanılmıştır. Adaletsiz dünya düzeninde sömürgecilik genellikle şöyle gerçekleşir; 1-Çarpışarak kaybedenler: Bu tür sömürgecilikte söz konusu ülkede yaşayan halk, emperyalist güçlere karşı çıkar. Çatışmaların sonunda birçok can ve mal kaybı yaşanır. Emperyalist ülkenin silahlı kuvvetleri daha zayıf olan ülkeyi işgal eder ülkeye el koyar. 2- Baştan Köleliği kabul edenler: Bu tip sömürgecilikte ise sadece yönetim el değiştirir. Satın alınmış yönetimler marifetiyle o ülkenin doğal kaynaklarından ve ticari faaliyetlerinden elde edilen gelir, emperyalist devlete aktarılır. Emperyalizm çeşitleri: Emperyalist ülkeler sömürgeciliklerine bir kılıf bir gerekçe oluşturmuşlardır. Şöyle; 1-Toprakların Sömürülmesine Dayalı Emperyalizm: Topraklarını genişletmek isteyen devletlerin ve imparatorlukların uyguladığı emperyalizm çeşididir. Hiçbir makul gerekçesi olmaksızın işgal durumudur. Burada ‘’Fetih’’ ile ‘’İşgal’’ kavramları sık sık birbirine karıştırılsa da farklıdır. İşgalde, silah gücü, dikta, zor kullanma ve baskı ön plandadır. Fetihte ise insanların Allah ve Rasülünün ilkelerinin hakimiyetini kabul etme vardır. Fetihte amaç İ’layı- Kelimetullahtır. Fethedilecek halklara 3 alternatif sunulur. 1.Allahın dinine gir bize katıl. 2. Zımmi Hukukuna tabi ol her türlü can, mal, akıl, nesil ve din emniyetini sağlayalım bize vergi, cizye ver. 3. İlk iki maddeyi kabul etmiyorsan ya saldırmazlık anlaşması yapacaksın veya savaşı tercih etmiş olursun sonucuna katlanırsın. Peygamberimiz (SAV) den bu yana fethedilen ülkelerde yaşayanların 5 emniyeti sağlandı. Zorla din dayatılmadı. Bilerek isteyerek kabul ederse diye teklif edildi. Yoksa 1. ve 3. Yolu tercih etmiyorsa, zımmi hukukuna göre inanç ve yaşamına devam etti. 2-Vergiye Dayalı Emperyalizm: Bir ülkenin diğer ülkeyi hakkı olmayan vergiye bağlaması emperyalizm türüdür. Emperyalist devlet fiili olarak söz konusu ülkenin sınırları içerisinde bulunup bulunmaması önemli değil ülkenin parasını veya kaynaklarını sürekli almasıdır. 3-Kültürel Emperyalizm: Bir ülkenin, kültürel ya da dini değerlerini başka bir ülkeye baskı yoluyla benimsetmesine kültürel emperyalizm denir. Bu emperyalizm türünde medya, TV, radyo, sinema ve sanal medya birer propaganda ve sömürge aracı olarak kullanılır.
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.