بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 12 · Mart 2025 · Makale · s. 16

Bir yeryüzü ifsadı kıssası Medyen ve Şuayb As’ın mücadelesi

Celaleddin Sipahioğlu — Genel Yayın Yönetmeni

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
Yeryüzündeki bütün ifsat ve israf anlayışlarının dayandığı temel sapma noktası, insanların Allaha kulluk gerçeğinden uzaklaşmasıdır. İnsanın davranışlarının modelleyicisi olan temel düşünce Allaha imandır. Çünkü insanın sınırlı varlığına sınırlarını bildiren, …
Yeryüzündeki bütün ifsat ve israf anlayışlarının dayandığı temel sapma noktası, insanların Allaha kulluk gerçeğinden uzaklaşmasıdır. İnsanın davranışlarının modelleyicisi olan temel düşünce Allaha imandır. Çünkü insanın sınırlı varlığına sınırlarını bildiren, haddini aşmaması anlayışını ona öğreten varlık hakikati budur. Gerçi insan haddini aşsa ne yapabilir ki, cirmi kadar yer yakar. Kur’an’da zikredilen kıssaların anlatım amaçlarından biri, tağutlaşan insanın Allah’ın mülküne hiçbir şey yapamayacağı hakikatinin gözler önüne serilmesidir. “Gezin, Allah’ın ayetlerini yalanlayanların akıbeti nice olmuş görün.” Ayetleri insan adına haddi aşmanın, kendini ve imtihan adına yaratılmış varlıkları israf etmenin, acı sonucunun ne olduğunun müşahede ile tespit edilmesi içindir. Bakış açısının ne kadar önemli olduğuna vurgu yapan bu ayetler, arkeolojiyi cahiliyeyi hortlatmak adına bilim haline getiren müsrif insanoğluna indirilen ilahi şamardır. Bak sizden evvel geçen, Allaha karşı baş kaldıran ve onunla boy ölçüşme densizliğini yapan insanların acı sonu bu. Dünyayı hiç ölmeyecekmiş gibi kazdılar, kayaları Allah’ın verdiği kabiliyetle yonttular, ama şimdi neredeler, yoklar. Mülkün sahibi Allah’ın gücü bütün ihtişamıyla ayakta. Güneş her sabah onlara doğduğu yerden doğuyor ve akşam onlara battığı yerden batıyor. Mevsimler aynıyla devam ediyor, hatta şu yerlerde biten otlar binlerce yıl evvelinden nasıl tohumunu yere bırakıyor ve neslinin devamını sağlıyor idiyse, bugün de onlara inat neslini sürdürebiliyor. Çünkü varlığın gerçek egemeni Allah, onların ot diye, bir şey olarak görmediği üzerine basıp geçtiği var- lığın neslini devam ettirmekte, ama tabir caizse onların yerinde yeller esmektedir. İnsan gerçek ilahın egemenliğini terk eder, hevasını ilah makamına koyarsa bütün kötülükleri yapmaya müsait olan içindeki fücur canavarı ortaya çıkar. Bu canavarın yapacağı tek şey, var olan düzeni ifsat etmek ve Allah’ın imtihan aracı kıldığı her şeyi israf etmektir. Şuayb as in kavmi de ders alınası nitelikte insanlık adına önemli bir ifsadın örnekliğini teşkil ettiği için rabbimiz tarafından bütün ayrıntılarıyla şerha, şerha ortaya konmaktadır. İşin aslına bakarsak, adam gibi yaşayıp dünyayı yaşanılır kılmak ve çağdaşı insanlara hayatı adam gibi yaşayabilecekleri ortam hazırlamak üzere görevli olan insanın, güya hayatı uyanıklıkla kendisi için daha iyi yaşanılır kılarak, diğer insanların haklarını gasp etmenin çirkinliği or-

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.