بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 5 · Ağustos 2024 · Makale · s. 22

Zulümde Ortaklık Rasûlullah (s.a.s.)’a soruldu: “Kişinin soyunu,

Mustafa İbakorkmaz — Grafik Tasarım

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
sülâlesini (kavmini, ulusunu) sevmesi asabiyet (kavmiyetçilik, ırkçılık) sayılır mı?” Hz. Peygamber şöyle cevap verdi: “Hayır. Lâkin kişinin kavmine zulümde yardımcı olması asabiyettir/kavmiyetçiliktir* Farklı Yakınlıklar, Ama Hangisi? Cuma namazı ibadetin bir…
sülâlesini (kavmini, ulusunu) sevmesi asabiyet (kavmiyetçilik, ırkçılık) sayılır mı?” Hz. Peygamber şöyle cevap verdi: “Hayır. Lâkin kişinin kavmine zulümde yardımcı olması asabiyettir/kavmiyetçiliktir* Farklı Yakınlıklar, Ama Hangisi? Cuma namazı ibadetin bireyle sınırlı olduğunu düşünmemizi engelleyen bir namazdır. Her namaz cemaatle kılınabilir, fakat Cuma Namazını cemaatle kılmak farzdır. Yani topluluk halinde, toplum olarak… Hutbenin sonunda okunan “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 90) ayetini dinlediğimiz her defasında, iyilik ve adaletin görev, hayâsızlık ve azgınlığın yasak olduğu çok net şekilde anlaşılır. Fakat iyiliğin yakınlara yapılması nasıl bir emirdir? İyilik tamam fakat burada yakınların kim olduğu konusunun açıklığa kavuşması gerekir. Burada sözü edilen yakınlık mesafe ile ilgili bir yakınlık mıdır? Eğer öyleyse, iyilik ve adaleti fiziksel manada en yakın mesafede yaşadığımız insanlara uygulamakla memuruz demektir. Bu durumda birinci derecede aile efradımız, hemen sonrasında kapı komşumuzdan başlayarak komşularımızla ilişkilerimizi düzenler bu ayet. Şayet emir, duygusal bir yakınlığı esas alıyorsa bu defa yine ailemiz ve kendimizi yakın hissettiğimiz dostlara karşı sorumluluğumuz söz konusudur. Bir diğer yakınlık biçimi de, bir inanç, bir düşünce, bir dava, veya ideoloji çevresinde kurulan yakınlıktır. Bu durumda yakınlık, aynı inanışta ortaklığı, cemaat, örgüt, parti gibi toplumsal hareketlerin içinde birlikte olmayı ifade eder. Ayette geçen kurbiyet kan bağının sonucu olan yakınlık, yani akrabalıksa bu defa daha farklı bir toplulukla ilişkilerimizi düzenlerken neye dikkat edeceğimizi belirler. Cemaat halinde ifa edilen Cuma namazının hutbesinde, yine çoğul bir ifade ile yakınlarla ilişkilerimiz konusunda dikkat etmemiz gereken emir ve yasaklar her hafta hatırlatılır. Düşünüp tutmamız için Allah bize öğüt verir. Peki, neyi düşüneceğiz? İyilik, adalet, yardımlaşma gibi güzel ahlakla ilgili hikmetleri mi düşüneceğiz? Yoksa hayâsızlık, fenalık ve azgınlık gibi toplumsal sonuçları da kötü olan, kötü ahlak üzerine mi düşüneceğiz? Şüphesiz bize yüklenen görevin bir kısmı bunlar üzerinde düşünmek ve gereken şekilde eyleme geçirmek. Öte yandan burada yer alan ‘yakınlar’ ifadesi üzerinde en çok düşünülmesi gereken konulardan biridir. Çünkü yakınlığı, yukarıda belirttiğimiz biçimlerden biri olarak algılıyoruz. Bu durumda diğer insanlar yakınımız olmaktan çıkmış oluyor. Millet akraba topluluğu, milliyetçilik akrabalığı gözetmektir Millet, milliyet ve milliyetçilik kavramları teorik anlamda oldukça geniş bir literatüre, dolayısıyla birçok görüş ayrılığına sahip bir * Ahmed bin Hanbel, 4/107, 160; İbn Mâce, Fiten 7, hadis no: 3949 konudur. Millet kavramı, toplumda en yüzeysel anlamda anlaşılan haliyle, temelde kan bağına dayanan, kültür, dil ve din birliğiyle de bağ kuran toplulukları ifade eder. Bu açıdan bakıldığında akrabaların, yakın uzağa fark etmeksizin birbirlerini sevmeleri doğaldır. Fakat hissedilen bu bağın/bağlılığın ve sevginin akrabalığın hangi yönüne dayandığı önemlidir. Çünkü yakınlık ve sevgi açısından millet kavramının hangi cephesine ne kadar önem verildiği ya da verilmesi gerektiği konusunda anlaşmazlıklar vardır. Bu anlaşmazlıklar üzerinden kendilerini milliyetçi olarak ifade eden gruplar, fraksiyonlar oluştuğu da vakıadır. Salt kan bağını esas alan ırk üzerinden mi, kültür üzerinden mi, dil üzerinden mi, din üzerinden mi bu sevgi şekillenmektedir? Buradaki tercihe göre milliyetçilik düşüncesi çok farklı tezahürlere ulaşır. Kur’an’ın, “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.”(Nisa, 1) mesajı akrabalık bağlarını ve bugün anladığımız en geniş manada millet arasındaki bağları tesis eden ölçüleri içermektedir. Her şeyden önce, insan olmak ve tek bir anadan çoğalan çocuklar olduğumuzu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. İnsanın yaratılışını bu şekilde takdir eden Rabbimize karşı gelmekten sakınmamız konusunda da kesin bir uyarı vardır.

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.