بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 26 · Mayıs 2026 · Makale · s. 4

Zulmün İki Ögesi: Kim Zalim Kim Mazlum?

Turhan Arslan — Yazar

۞
Zulmün İki Ögesi: Kim Zalim Kim Mazlum?
Yazı boyutu %100
Paylaş
Zulüm, Allah’ın yaratıcılığına yöneticiliğine hakemliğine ve taksimine razı olmamaktır. Zulüm; (ZLM) Sözlükte “bir şeyi ona ait olmayan yere koymak” din, ahlak, hukuk gibi alanlarda terim olarak “belirlenmiş sınırları çiğneme,

Zulüm, Adâletin zıddı olup, Allaha, Rasülüne, İnsanlara, Hayvanlara ve tüm kainata karşı sınırların ve kuralların aşılmasıdır. Zalim ise, sınır tanımaz eylemleri işleyen kişi veya kişiler demektir.

Zulüm, Allah’ın yaratıcılığına yöneticiliğine hakemliğine ve taksimine razı olmamaktır. Zulüm; (ZLM) Sözlükte “bir şeyi ona ait olmayan yere koymak” din, ahlak, hukuk gibi alanlarda terim olarak “belirlenmiş sınırları çiğneme, haktan batıla sapma, kendi hak alanının dışına çıkıp başkasını zarara sokma, rızasını almadan birinin mülkü üzerinde tasarrufta bulunma, zorbalık” özellikle de “güç ve otorite sahiplerinin sergilediği haksız ve adaletsiz uygulama” şeklinde özellikle insan ilişkilerindeki haksızlıkları ifade eder. Kur’an’da 20 ayette zulüm kelimesi, 295 defa da türevleri yer alır. 200 den fazla yerde zulüm kavramı “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerini çiğneme, günah işleme”, yirmiden fazla ayette “beşerî ilişkilerde haksızlığa sapma” anlamlarında kullanılmıştır. Toplam 315 kez geçer. Kur’an’daki anlamları: Zulmetmek, haksızlık etmek, en çok zulmeden, en zalim, daha zalim, karanlık, şirk, cehalet, fısk, kararmak, karanlığa girmek, karartmak, karanlıklaştırmak, kapkara, simsiyah, karanlığa girenler, karanlıkta kalanlar, zulüm, zalim, mazlum, zulmet, mezalim vs. Bizim referansımız Kur’an olmalıdır. Onun için zulüm Kur’an’da hangi mana ve eylemlerde kullanılmış ise biz onu bilir ona inanırız ve o özelliklerden kaçınmanın yollarını ararız. Allah’ü Teala bizim ne yapmamızı istiyorsa onu yapmanın gayreti, neyi yapmamamızı istiyor ve emrediyorsa o fiillerden uzak durmanın çabası içinde olmamız gerekir. Allaha inanmak vahye tabi olmakla, Rasülüne itaat onun yaşantısını örnek almakla olur. Zulüm, Adâletin zıddı olup, Allaha, Rasülüne, İnsanlara, Hayvanlara ve tüm kainata karşı sınırların ve kuralların aşılmasıdır. Zalim ise, sınır tanımaz eylemleri işleyen kişi veya kişiler de-

mektir. Şimdi ayetlerde zulüm olarak kabul edilen eylemler nelerdir mana ve içerik olarak bakıp, akabinde de ilgili ayet numarasını vereceğim. “Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helâl olanlarından yiyiniz” (Bagara.57) emrine razı olmayıp, rıza ve kanaat göstermeyip haram helal gözetmeden daha aşağı olana yönelmek zulümdür. “Allah’tan başka varlıkları O’na denk tutar da, Allah’ı sever gibi onları severler. (Bagara.165) İtaat edilecek tapınılacak yardım istenecek tek ve yegane varlık Allahtır gayrısı ise zulümdür. “Eğer faizcilikten vazgeçmezseniz, artık Allah ve Rasûlü’ne karşı savaş açtığınızı, onların da size savaş açtığını bilin. (Bagara.279) Faiz, varlıklının ihtiyaç sahiplerine zulmüdür. “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, aslında karınlarına sadece ateş doldurmuş oluyorlar. Onlar pek yakında çılgın alevli bir ateşe gireceklerdir.” (Nisa.10) Yetim malı yemek zulümdür. -Her kim de Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir.” (Maide.45) -Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” (Maide.72) İnsanı ilahlaştıranlar zalimdir. “Âyetlerimiz hakkında alaylı tavırlarla münâsebetsizliğe dalanları gördüğünde, onlar başka bir konuya geçinceye kadar kendilerinden uzak dur. (En’am.68) İslamla alay edenler zalimdir. “Mûsâ’nın kavmi, kendisinin Tūr’a gitmesinin ardından süs takılarından

böğürür gibi ses çıkaran bir buzağı heykeli yapıp ona tapınmaya başladılar.” Tapınma ve ta’zim için heykel yapmak zulümdür. (A’raf.148) “Kâfirlerin hâli tıpkı Firavun hânedânının ve onlardan öncekilerin hâli gibidir: Onlar da Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı, biz de günahları yüzünden onları helâk etmiştik. (Enfal.54) “Ey iman edenler! Eğer imana karşı küfrü sevip tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin! Sizden kim onları dost edinirse işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.”Tevbe.23 -Savaşa Allah rızası için değil müslümanlar arasında fitne çıkarmak ve casusluk yapmak için katılanlar zalimdir. (Tevbe.47) “Allah’ı bırakıp da sana hiçbir fayda ve zarar veremeyen şeylere yalvarıp yakarma. Böyle yaparsan, o takdirde, kesinlikle zâlimlerden olursun!” (Yunus.106) “Allah adına yalan uydurandan daha zâlim kim olabilir? (Hud.18) “Kâfirler peygamberlerine: “Ya bizim dinimize dönersiniz, ya da biz sizi kesinlikle ülkemizden sürüp çıkarırız” dediler. (İbrahim.13) Haksız yere elçileri ve müminleri yurtlarından sürenler. -“Yahudilere, daha önce sana bildirdiğimiz bazı yiyecekleri haram kılmıştık. Böyle yapmakla biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.”(Nahl.118) Nimet azgınlığı yapmak zulümdür. -Allahtan gayrı başka bir unsura, putlara tapmak zulümdür. (Hac.71) “..Belkıs sonunda: Rabbim! Ben, senden başkasına taparak kendime zulmetmişim!…(Neml.44) “Nûh kavmine gelince, peygamberleri yalanlamaları yüzünden onları

suda boğduk ve kendilerini insanlara bir ibret kıldık. Zâlimler için âhirette de elem verici bir azap hazırladık.” (Furkan.37) “Bizim âyetlerimizi zâlimlerden başkası inkâr etmez.” (Ankebut.49) “Hayır! O zulmedenler, doğru bir bilgiye dayanmaksızın, nefsânî arzularının peşine takılıp gittiler. ….” (Rum.29) Allah’ın ilkelerine değil nefsinin ve hevasının ilkelerine uyanlar zalimdir. “Kendisine Rabbinin âyetleriyle öğüt verildiği halde, küstahça ondan yüz çeviren kimseden daha zâlim kim olabilir?... (Secde.22) “..herkes ne kazandıysa onun karşılığını görecek ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmaya caktır.”(Casiye.22) Amellerin karşılığında adalet gözetilecek haksızlık yapılmayacaktır. “ Kendisi İslâm’a çağrıldığı halde, buna uymayıp üstelik Allah hakkında yalan uydurandan daha zâlim kim olabilir? Allah, zâlimler toplumunu asla doğru yola erdirmez.”(Saf.7) “….zinâ ve hırsızlık gibi apaçık bir hayâsızlık …” zulümdür. (Talak.1) “Doğru yolu terk eden zâlimler ise cehenneme odun olacaklardır.” (Cin.15) Yukarıda ki tanımlamalar ve ayetler ışığında öncelikle kendimizi bir hesaba çekmemiz gerekmektedir. Ben kimim ? Nereden ve niçin geldim ve nereye gidiyorum? Benim görev ve sorumluklarım ve de sınırlarım nelerdir ? Kimlik ve kişilik sorgulaması yapmamız gerekir. Allah kainatı ol emriyle ve belli bir amaçla yaratmıştır. Haşa Allah hiçbir şeyi amaçsız, anlamsız, gayesiz boşuna yaratmamıştır. Akıl ve İrade sahibi olarak yarattığı insanoğlu kendini ve

tüm eylemlerini sorgulayıp görevini ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Sorumluluk ve görevlerimiz, Allaha, Peygamberlere, İnsanlara, Hayvanlara, Bitkilere ve Eşyaya karşı olmak üzere çeşitlidir. Bunun sınırlarını belirleyen Allah ve Rasülüdür, yani Kur’an ve Sünnettir. O kriterlere göre hareket etmemizin neticesi dünyada huzur sükunet uyum barış ve adalet demektir. Aksi ise zulüm savaş kan gözyaşı katliam ve kaos demektir. Bugün yeryüzünde birçok coğrafyada savaş kan gözyaşı ve zulüm varsa zalimler hakim ve etkin demektir. İnsanların ve sistemlerin ilahlaştırıldığı, Tanrının rolünü insanların aldığı bir dünyada hukukun üstünlüğü değil üstünlerin ve güçlülerin hukuku geçerlidir. Allah’ı ve sınırlarını tanımayan bir güç çok vahşi ve zalim demektir. 2026 yılı itibariyle Amerika Birleşik Devleti, İsrail, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa vb. gibi dünyanın fakir ülkelerini yüz yüz elli yıldır sömürerek güç devşiren bu zalim güçler yeryüzünde tüm zulümlerini sergilemektedirler. Tanrı benim, Kanun benim, ben ne dersem ona uyacaksınız, dünyanın zenginlikleri benim olmalıdır ben size ne kadar takdir edersem o kadar kullanabilirsiniz. Nasıl yaşamanız gerektiğine ben karar veririm. Hatta ölmenize bile ben karar veririm veya biz karar veririz demektedirler. Halbuki “La Galiba İllallah” gerçeğini ne kadar inkar etseler de Sünnetullah gereği er geç Adalet tahakkuk edecektir. Ama bu zulüm düzenlerinin yerle yeksan olmasını Rabbimiz bizim elimizle olmasını istemektedir. Yoksa Azamet ve Kudret sahibi olan Rabbimiz “Kün” der zulüm bitebilir adalet tesis olabilir. İşte bizim elimizle zulmün bitmesi için önce ferd olarak, sonra aile, toplum ve

devlet olarak adil olmamız ve yeryüzüne adaletin hakim olması için çalışmamız gerekir. Müslüman hüküm verirken, ölçüp tartarken, şahitlik yaparken, ister akrabası olsun ister başkası, ister dostu olsun ister düşmanı, ister zengin olsun ister fakir, gerek öfkeli gerek sâkin, hâsılı her hâlükârda, âdil davranmalı, hislerine mağlup olarak adâletten taviz vermemelidir. Haksız yere başkasının malını almak, ırzına, namusuna sataşmak, zulümdür. Yalan yemin ile veya helâl olmayan herhangi bir yolla insanların hakkını almak, zulümdür. Kendini haklı, başkasını haksız göstermek için çekişmek ve karşısındakini aşağılamaya çalışmak, zulümdür. Trafikte hakkına razı olmamak zulümdür. Kişilerin borcunu zamanında ödemeyip ertelemesi zulümdür. Geçmiş olaylardan ibret almamak, tedbir almamak zulümdür. Dünyanın nadir elementleri benim olmalı diye ülkeleri işgal etmek zulümdür, Enerji kaynakları benim olmalıdır düşüncesiyle toprakları işgal etmek zulümdür. Teknoloji üstünlüğünü kullanarak Afrika ülkelerini sömürmek zulümdür. Töre diye Allah’ın kutsal kıldığı canı alma yetkisini kendinde sanan zalimler zulüm içindedir. Allah ve Rasülü’nün belirlediği giyim kuşam sınırını tanımayan idareciler zalimdir. Çocuklarına manevi ahlak eğitimi vermeyip çocukların katline sebep olan kanun koyucular müfredat yazıcılar yöneticiler analar babalar eğitimciler aileler ve toplumlar zulüm içindedirler. Benim inandığım İlahları kabul etmeyen ölümlerden ölüm seçsin diyenler zalimdir. “Allah meleklere şöyle emreder: “Toplayın o zâlimleri, onların eşlerini, zulme ortak olan taraftarlarını ve taptıkları putlarını!” (Saffat.22). Zulmeden ve zulme destek olanlar zalimdir. Hz. Ali’ye (a.s) nispet edilen ve zulmün yapısını açıklayan meşhur söz şöyledir: “Zulmün iki unsuru (ayağı/suçlusu) vardır: Zalim ve zulme rıza gösteren mazlum. -Zulme sebep ve vasıta olmak zulümdür.... Zalime ses çıkarmamak, Haksızın karşısında Haklının yanında durmamak zulümdür. Elhasılı vel kelam Allah’ın dediğini yapmamak, aksini yapmak zulümdür.

“Zulüm, Adâletin zıddı olup, Allaha, Rasülüne, İnsanlara, Hayvanlara ve tüm kainata karşı sınırların ve kuralların aşılmasıdır. Zalim ise, sınır tanımaz eylemleri işleyen kişi veya kişiler demektir.”

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.