İman İle Dönüştürmek Kaygıdan kaçmak değil, onu tanımak, yönetmek, ahlâkî bir sorumluluk hâline dönüştürmek gerekir. Kaygıyı bastırmak, görmezden gelmek veya ertelemek çözüm değildir. GİRİŞ KAYGININ SESSİZ TİTREYİŞİ İnsanın iç âleminde bazen kelimesiz bir titr…
İman İle Dönüştürmek Kaygıdan kaçmak değil, onu tanımak, yönetmek, ahlâkî bir sorumluluk hâline dönüştürmek gerekir. Kaygıyı bastırmak, görmezden gelmek veya ertelemek çözüm değildir. GİRİŞ KAYGININ SESSİZ TİTREYİŞİ İnsanın iç âleminde bazen kelimesiz bir titreme belirir: Göğsün hafifçe sıkılması, kalbin beklenmedik bir şey olacakmış gibi hızlanması, zihnin bir ihtimali önden tartması… İşte bu hâl, kaygının kendisidir. Kaygı, insanın fıtratına yerleştirilmiş bir “uyanıklık cevheri”dir. Kur’an bu duyguyu isim olarak değil, insanın yaşadığı hâli resmederek anlatır: göğsün daralması (Hicr 97), içte gizli bir korku duymak (Tâhâ 67), ümmet için tasalanmak (Nahl 127), geleceğe dair hesap yapmak (Haşr 18). Bu nedenle kaygıdan kaçmak değil, onu tanımak, yönetmek, ahlâkî bir sorumluluk hâline dönüştürmek gerekir. Kaygıyı bastırmak, görmezden gelmek veya ertelemek çözüm değildir; kaygıyı doğru okuyamayan, imtihanını kaçırır; doğru yönlendiren ise hayra erişir. KAYGININ MAHİYETİ Kaygı, korkudan farklı olarak aklın geleceğe yönelmiş ihtimalleri tartarken hissettiği iç titreyiştir. – Evham aklın abarttığı zayıf ihtimallerdir. – Vesvese hayalin ve şeytanî telkinin kuruntularıdır. – Kaygı ise fıtrî bir uyarıdır; tedbir ve hikmetle yönetildiğinde rahmete dönüşür. Kur’an bu ayrımı doğrudan yapmaz; fakat tasvir ettiği sahneler, bu üç psikolojik hâli ayırt etmeyi mümkün kılar. Kaygı, insanı uyanık tutan bir nimettir; evham ve vesvese ise insanı tüketen bir yük. KUR’AN’DA KAYGININ KAVRAMSAL KARŞILIĞI Kur’an kaygıyı üç eksen üzerinden anlatır: a) Bilişsel kaygı ( – )فوخkötü ihtimalin doğurduğu endişe “Her nefis yarın için ne hazırladığına baksın.” (Haşr 18) “Şeytan sizi fakirlikle korkutur.” (Bakara 268) b) Duygusal kaygı (قيض، – )مغiç daralması, ruhî sıkıntı “Göğsünün daraldığını biliyoruz.” (Hicr 97) “Göğsüm daralıyor, dilim konuşamaz oluyor. Onun için, ne olur, Hârûn’u da peygamberlikle şereflendir. Hem benim onlara karşı işlediğim bir suçum da var. Bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum.”” (Şuarâ 13-14) c) Ahlakî–imanî kaygı ( –)ّمهsorumluluk baskısı
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.