Hevanın boşluk olmadığını anladığımızda dolunun farkında olduğumuzu hissedeceğiz. Boşluk, gaflet içinde kalınan her yerdir. Sebepleri büyütüp hepsinin sahibini unutmak.
Umudumuza, heyecanımıza, hüznümüze ve diye sayabileceğimiz onca unsura etkisini doğrudan gördüğümüz; yaptırmadığı, engel olduğu birçok “şey”i ise fark bile edemediğimiz hevesin adı gibi geçici bir cereyandan ziyade ömür sermayemizi elimizden ç/alan ciddi bir konu olduğunu idrak edeceğiz. Hevanın boşluk olmadığını anladığımızda dolunun farkında olduğumuzu hissedeceğiz. Boşluk, gaflet içinde kalınan her yerdir. Sebepleri büyütüp hepsinin sahibini unutmak. Esip geçen ömür rüzgârını es geçecek lükse sahip değiliz. Ruhuna hakim olmadığımız oksijenin havasını alır, geçeriz. Öyle dolu ki hava, görecek kalp lazım. Yaşatıyor ama gösterişsiz. Bir heveslik fotosentez değildir ömür. Çiçek güzeldir, insan için. Tabii ki özelde anlam farklılıkları olan heva ve heves; dinî ve edebî metinlerde nefsin düşkün olduğu, akıl ve din tarafından hoş karşılanmayan gelip geçici, zararlı arzularını ifade eder. Heva ve heves kırk şairin bir araya gelse hudutlarını çizemeyeceği istekler silsilesi. Ayette kişiyi yönetmekte ilah seviyesinde bir hadsizliğe işaret edilen yumuşak güç. Aslında çok değer vermiş gibi görünmeyip kuklası olduğumuzun farkında olmayacak kadar ince bir iple bağlı olduğumuzu zannettiğimiz “yürekten” sevdamız. Tarzı hayatımız, namı diğer deseniz... O yüz ki bize bir takımı, partiyi, sporcuyu, sanatçıyı hatırlatır; o ki hevestir. Fani olan bakî olana gönül verir. La uhibbul afilin, sözü bugüne ne söyler? Gönül verdiğimize mi verdik kalbimizi, yoksa gönlü verene mi? Sahada hakim olanlar, kiminle mücadele ediyor? Kayıtsız şartsız yapılan işlerden anlayabilir in-
san, bu yolculuk nereye gidiyor? Kendi gibi geçici olanla ilgilenmez ama gönül bu iradeye baskın gelebilir. Aklı iyi kullanmak asıl akıllı olmak da burada devreye giriyor. Nefis kaynaklı heva ve heves unsurlarına bilinçli bir bakış ve mücadele prensibi ya da davası hiç olmamış birini ancak kanun, kural ya da kameralar durdurabilir. Bu ne demek? Ufkunda ölün (ölümünün) ve ahiret yoksa ve cennet heyecanın kalmamışsa denetim olmayan yerde veya olmadığını zannettiğin her yerde raydan çıkarsın, çıkarsın yoldan. Eğitim sistemimiz havanın boşluk olmadığını anlatacak, hevesin geçici rüzgârları ile mücadele etme bilincini kazandıracak. Gerisi gelecek...
Aklın mekanik çalışma şeklinde kıyas vardır. Bize lazım olan kendiyle kıyas, hevesiyle müzakere ve mücadele. Sorularını kendinin hazırladığı bir sınav olabilir mi hayat? Bu sorular zor, demek anlamlı mı o zaman? Çalım atabilirsin, frikik de... Hakemin kararına uymak kaydıyla değeri olan bir spor müsabakasında bile böyle iken hevesimiz tek Hakim için ne ifade ediyor? Düşünelim. Esasında ve usulünde sorun olmayan uğraşılar da zamanımızı ve ilgimizi aldığı oranda tehlike arz eder. Hayat miktardır, tercihlerin miktarı. Hevesler, heder edecek miktara ulaşmamalı.
“Hevanın boşluk olmadığını anladığımızda dolunun farkında olduğumuzu hissedeceğiz. Boşluk, gaflet içinde kalınan her yerdir. Sebepleri büyütüp hepsinin sahibini unutmak.”
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.