بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 25 · Nisan 2026 · Kavram · s. 9

Merg ber Amerika!

Mustafa Doğu — Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
Şeytan ve dostları, din haline getirdikleri ideolojilerle Vahyin belirlemiş olduğu kutsal değerlere savaş açmış, helal-haram kavramları başta olmak üzere insanoğlunu sınırlayacak tüm hadleri flulaştırarak anlamsız hale getirmektedirler. İlahi kaynakların bize …
Şeytan ve dostları, din haline getirdikleri ideolojilerle Vahyin belirlemiş olduğu kutsal değerlere savaş açmış, helal-haram kavramları başta olmak üzere insanoğlunu sınırlayacak tüm hadleri flulaştırarak anlamsız hale getirmektedirler. İlahi kaynakların bize verdiği bilgi çerçevesinde Allah’a ilk isyan eden ve emrine asi olan varlığın İblis/Şeytan olduğunu biliyoruz. Bu isyanının altında yatan yegane saikin kibir olduğu da son derece aşikar bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Dolayısıyla cinlerden olan, şeytanların ağababası İblis, dünyadaki serüvenine Allah’ın emrine karşı çıkmak suretiyle huzurdan aşağılanarak, lanetlenerek kovularak başlamıştır. Kıyamete kadar süre verilenlerden olarak rakibi Ademoğlunu/ insanoğlunu azdırmak, yoldan çıkarmak, sapkınlardan kılmak için Allah’ın müstakim kıldığı sıratı üzerinde durarak önden, arkadan, sağdan, soldan sinsi fısıltılarla fısıldayarak onları da kendi akıbetine benzer bir akıbete duçar kılmak için var gücüyle uğraşmaktadır. Üstelikte insanları Allah ile aldatmakta ve onlara ebedilik vadederek iğvalarıyla yoldan çıkarmakta ve böylece sapmalarını sağlamaktadır. Hemcinsleri ve insanlardan oluşturduğu geniş kadrosuyla yeryüzünde kötülüğü yaymak için gece-gündüz yoğun bir çaba sarfetmektedir. Şirk başta olmak üzere her türlü batıl, muharref dinleri ve ideolojileri empoze ederek Allah’ın hukukuna saldırılar düzenlemektedir. İnsanlara kendi isyanının da esin kaynağı olan kibri telkin ederek tuğyan etmelerini, heva/heveslerini ilah edinmelerini sağlamaktadır. Şeytan ve dostları, imani noktada zayıf, amellerde gerekli hassasiyeti/ehemmiyeti göstermeyip aksaklıklar yaşayan, Allah’ı anmaktan ve Kitabı Keriminden uzak duran, aklını, iradesini ipotek altına vermiş kişileri ağına düşürmek için hedefine koymuştur. Şeytan ve avenesi verdikleri vesveseler ile insanoğlunu yoksulluk ile korkutur, ümitler vadederek boş hayallere, kuruntulara kapılmasını sağlar, yaptıkları günahları, kötü şeyleri allayıp/pullayıp güzel, şi- rin gösterir. Cinlerden olan şeytan ile ilgili Kerim Kitabımızda onlarca ayeti kerimeler bulunmakta ve onlardan korunmanın yolları tüm detaylarıyla bizlere aktarılmaktadır. Biz insan şeytanlarının yeryüzünü nasıl ifsad edip fesada boğdukları üzerinde duracağız. Emperyalizm/kolonyalizm yeni dünya düzeninin şeytani en güçlü ideolojisidir. Bu ideolojilerin kuramcıları liberalizm, kapitalizm, laisizm, sekülerizm, feminizim, konformizm, demokrasi gibi ekonomi, siyaset, kültür ve din alanındaki alt kırılımları ile insanları köleleştirmekte, ruhlarını satın alarak bedenlerine ve yaşam alanlarına hükmetmektedirler. Global/evrensel/küresel alanda insanlar üzerinde hegemonya kurup korsanca yöntemlerle insanları sömürmeye çalışan şeytanlaşmış insanlar ve dünyanın her sathına dağılmış yerli işbirlikçileri, oluşturdukları enformasyon, teknolojik anlamda ürettikleri enstrümanların desteği ve bunları geniş kitlelere ulaştırmada kullandıkları medya organları ile şeytani öğretilerini yaymakta, insanları kendi yollarına sevk etme projelerini başarılı bir şekilde uygulamaktadırlar. Emperyalizm işe önce insanın zihnini ve ruhunu sömürmekle başlayarak onları duyarsız, tepkisiz, hatta celladına aşık olacak kadar karaktersiz bir hale getirerek edilgen bir pozisyona indirgemektedir. Sonrasında ise arazilerdeki işgalleriyle süreci devam ettirmekte, her türlü zengin kaynaklara ve minerallere el koymaktadır. Bu sömürgeci mantalite mankurtlaştırdıkları insanları israfın ve lüksün egemen olduğu bir hayatı benimsettirerek o şeytani emellerine ulaşmaktadırlar. Şeytan ve dostları, din haline getirdikleri ideolojilerle Vahyin belirlemiş olduğu kutsal değerlere savaş açmış, helal-haram kavramları başta olmak üzere insanoğlunu sınırlayacak tüm hadleri flulaştırarak anlamsız hale getirmektedirler. Sentezci bir anlayış ile Firavun ile Musa’yı, Nemrut ile İbrahim’i, Ebu Cehil ile Muhammed’i (as) uzlaştırarak belirleyiciliği ve sınırlayıcılığı olmayan bir din ortaya koyma noktasında çalışmalar yapmakta, paktlar, konsüller kanalıyla oturumlar düzenlemektedirler. Böylece Zina “tatlı kaçamaklar”, Riba/faiz “finans kaynağı, kredi”, alkol, uyuşturucu “kafayı dağıtıp rahatlatan”, kumar “şans oyunu” olarak lanse edilerek sempatik hale getirilmektedir. Tabi bu ara “ruhundan/ özünden” koparılmış namaz, oruç, kurban, umre/hac, zekat gibi toplumsal çarpan etkisi sıfırlanmış ritüelleri de ayrıca teşvik etmekte, alan açmaktadırlar. En güçlü propaganda araçları ise başta TV olmak üzere, teknolojinin geliştirdiği internet, bilgisayar, cep telefonu, tablet gibi unsurlardır. Çizgi film, dizi film, sinema, yarışma programları, talk showlar, sosyal medya mecraları ile başta gençler olmak üzere toplumların kahir ekseriyetini esir alıp uyuşturmaktadırlar. “İhtiyaçların sınırsızlığı” temel felsefesi üzerine bina edilen kapitalizm insanoğlunu bir tüketim kölesi olarak görmekte ve ihtiyaçlarını onun adına kendi belirlemektedir. Doğal olarak sürekli tüketen insan ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşmakta ve ne hazindir ki yine aynı ideoloji sağlık sektörünü devreye sokarak yeni kazançların hazzıyla kendinden geçmektedir. Mekana, eşyaya, zamana bakış açısı da büyük bir dezenformasyona uğratılarak değersizleştirilmekte, başta israf olmak üzere, tasadduk, infak, paylaşım gibi mefhumlar anlamsız hale gelmektedir. Nihayetinde devletler arası dost düşman konseptleri oluşturmaya gelince bunları da kendileri belirleyerek ülkelere yön vermektedirler. Oluşturdukları uluslarası kurum/kuruluşları

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.