Mahalle Baskısı denilince ilk aklıma gelen bu mahalle ismi ve kavramı ne anlama gelmektedir? Mahalle nasıl bir kişiliktir ki kim kime nasıl baskı yapıyor? Mahalle baskısı kavramı olumsuz mu olumlu mu ? Peki mahalle nedir ? Mahalleli kimlerden oluşur ? Yapılan …
Mahalle Baskısı denilince ilk aklıma gelen bu mahalle ismi ve kavramı ne anlama gelmektedir? Mahalle nasıl bir kişiliktir ki kim kime nasıl baskı yapıyor? Mahalle baskısı kavramı olumsuz mu olumlu mu ? Peki mahalle nedir ? Mahalleli kimlerden oluşur ? Yapılan baskı mı yoksa sorumluluk paylaşımı mı ? İnsan toplumsal bir varlıktır, diğer insanlarla birlikte ve iç içe yaşamak zorundadır. Kişi değil kişilerden oluşur. Aşağıda farklı tanımlamalarına bir bakalım: Mahalle: Aynı, yakın veya benzer kültüre sahip insanların bir araya gelerek, sayıları farklılıklar göstermekle birlikte kendine has kuralları olan inanç, akraba, soy, düşünce veya fikir birlikteliği olan bir yerleşim yerindeki aktif yapıdır. Mahalle: Bir şehrin, bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biridir. (TDK) Mahalle: Bir ülkenin veya şehrin, özel ve belirli bir niteliğinden dolayı ayrı ve kendi içerisinde ortak olarak kabul edilen alanın bölgenin adıdır. Mahalle “Parçalar halinde birleşen bir bütün ve aynı zamanda yaşayan bir varlık” tır. Bu tanımların ortak vurgusu “ortak alan” dır. Bu vurgu İbn Haldun’un “Asabiye” kavramına denk gelir ve asabiye kavramı, ortak bir kimlik ile oluşan kollektif bilinci tarif eder. Şerif Mardin’e göre mahalle; “Çoğu zaman bir dereceye kadar keyfi olarak çizilen sınırlarıyla birlikte, idari bir birimden fazla bir şeydir. O, külhanbeylerinin ve sadık köpeklerinin koruduğu sınırlarıyla kesif bir gemeinschaft’tır ve sıradan bir Osmanlı vatandaşının normal ömrünün çoğunu içinde biçimlendirdiği bir çevredir. İlk eğitimin verildiği, doğumların kutlandığı, evliliklerin düzenlendiği, ölüler için cenaze merasimlerinin yapıldığı yer burasıdır. Burası camilerin istenilen şeyi duymaları için mahallenin bütün sakinlerini harekete geçiren bir kurum gibi işlediği bir mekândır. Ahlaki denetimin İslami Kurumu, içki alametleri ve loş kumarhane odalarına sinsice ilerleyerek so- kulurdu. Orada şaşkın âşıklara baskın vermek için bekçiler kol gezerdi; kahvehaneler (iletişim merkezi) işletilirdi; daha yüksek mercilere gidecek dilekçe üzerine ilk mühür, imam tarafından vurulurdu” diye tanımlamaktadır. Mahalleler, yaşamın önemli bir unsuruydu. Cami, camideki hoca, hocanın okuduğu kitaplar, medrese, külliye, tekke, zaviye, mahalle veya köy odası, esnafları, evinin önünde veya cami duvarının dibinde sohbet eden yaşlılar, sokakta oynayan çocuklar, bilindik çerçiler ve seyyar satıcılar mahallenin birimleriydi. Peki böyle bir mahalle ve mahalle baskısı ne anlam ifade ediyor ? Çoğumuz başkalarının işimize karışmasını istemeyiz; kimseye hesap vermeden, istediğimiz gibi yaşamak isteriz. Nitekim bu arzu bazen büyük toplumsal hareketlere neden olur. Bu durum aslında bencillik ve bireyselleşmek değil midir? Peki, tam olarak nedir bireyselleşmek? Birey: Özgünlüğünü yitirmeden bölünemeyen, ‘tek’ varlık. Kişisel ve toplumsal olarak bir kimlik ve kişilik sahibi olandır. Günümüzde ise toplumsal ve sosyal olmayan, kendi başına hareket eden, kendi kendine yettiğini sanan yalnız varlık. Mahalle baskısı ve bireysellik konusunun ne alakası var diyebilirsiniz. Ama çok alakası var. Bireyselleşme “Bireyselleşmek isteyen kişiye hiç kimsenin karışmaması” olarak tarif edilir. Burada “karışmak” kelimesi, bir şeyin bütünlüğünü bozmak, işine müdahale etmek anlamına gelir. Fakat bu durum çelişkili bir risk barındırır: Karışılmama hâli özgürlük sağladığı kadar kişilerin kendilerini yalnız hissetmelerine de yol açar. Ailemizin bile bize karışmadığı bir ortamda, aynı zamanda kimsenin bizi önemsemediğinden de söz etmek mümkündür. Peki, karışılmamak aynı zamanda yalnızlaşmak ise bu kelimenin yerine ne konumlanabilir? “Karışmak” yerine “Önemsemek” daha güzel olmaz mı. Önemsiyorsanız önemsenirsiniz. Sosyalleşmenin temel kurallarından birisi olan birlikte hareket etme bilinci sayesinde, yaşanabilecek olası tehlikelere karşı önlem almaya çalışırız. Birbirimize farkındalık yaratmak ve birbirimizi zararlı etkenlere karşı korumak için tavsiyelerde bulunuruz. Ancak tavsiyeler müdahaleye döndüğü anda yaptırım olur. Bir kişiye “Bunu yapma” demek, o kişinin suç işleme ihtimaline karşı cezalandırılabileceğine dair bir uyarıdır; oysa günümüzde bu kurallar kanunlar tarafından belirlenmiştir. Bu tip yaptırımlar ilişkilere taşındığında artık “karışmak” eylemi söz konusudur. Yaptırımların her an olduğu sosyal ilişkilerde kişiler kendilerini güvende hissetmezler. Zamanla bu güvensizlik yalnızlaşmayı tercih etmeye neden olabilir. Ne halin varsa gör denir. İşte bireysel değil de toplumsal bir mahalle kültüründe o mahallenin bir kurallar manzumesi vardır. Buna Din, Ahlak, Kültür, iyi, doğru ve güzel diyebiliriz. Bu kuralların belirleyicisi Yaratan ve yeryüzündeki temsilcisi olan Peygamber ve buna tabi olan insanların oluşturduğu kültür olursa, her şey tam fıtrata uygun olup insanoğlunu dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştırır. Aksi halde illaki taraflı bir yapı ortaya çıkar menfaatler çatışır. Orada mutluluk, huzur ve güvenlik olmaz. Orada şüphe ve güvensizlik vardır. “Mahalle Baskısı” kavramına “Toplumsal normlardan sapma halinde yapılan naif müdahale” desek hoş olur. Modern toplumda ilişkiler yüz yüze olmaktan çıkıyor ve yerini bürokrasi alıyor. Yani toplumsal ilişkilerinizi kamu alanında bürokrasi üzerinden yürüttüğünüz bir yapı. Eski mahalle kültürü sıcak arkadaşlık, komşuluk ilişkilerinin, dayanışmanın, yardımın, misafirperverliğin vs. var olduğu bir ortam. Ona karşılık mesela modern toplum yaşamında bireyler çok daha yalnız. Sosyal bilimlerdeki “kitle toplumu” kavramı. Yani birey özgür ama bu özgürlüğünde yapayalnız. Dev kentlerde yaşamakta, dev bürokrasilere muhatap olmakta bu bürokrasilerin ve bu kentlerin çarkları altında ezilmekte, yalnızlaşmaktadır. Günümüzde bilinçli toplum değil sayısal kitleye dönüşmüştür mahalle. Mahalle artık eski mahalle değil, bugün Anadolu şehirlerinde dahi ma-
Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.