بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 6 · Eylül 2024 · Mektup · s. 17

YÂREN MEKTUPLARI Şehadet Bir Muştudur Bismillah! Subhânallah! Tevekkeltü tealallah!

İbrahim Şahin — İmtiyaz Sahibi

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
Bismillah! Subhânallah! Tevekkeltü tealallah! Hayırdır inşallah!… Dilimde “Şehit tahtında Rabbe gülümser/ Ah, binlerce canım olsaydı der…” dizeleri ve kulağımda aynı dizelerin melodisiyle uyandım gecenin saat üçünde sevgili yârenim… Uykunun bir nevi ölüm ve uy…
Bismillah! Subhânallah! Tevekkeltü tealallah! Hayırdır inşallah!… Dilimde “Şehit tahtında Rabbe gülümser/ Ah, binlerce canım olsaydı der…” dizeleri ve kulağımda aynı dizelerin melodisiyle uyandım gecenin saat üçünde sevgili yârenim… Uykunun bir nevi ölüm ve uyanışın da yeniden dirilişin bir provası olması hasebiyle olsa gerek Hz. Rasul Muhammed Mustafa (sav)’in “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz” uyarısı tecelli etti galiba üzerimde. Sevgili yarenim senin de başına geliyordur belki; İnsan hangi kaygılarla koyarsa başını yastığa o halde uyanıyor kimi zaman. Ben de dün gece, Ünsiyet dergisine yazmam gereken ve on beş gündür bir türlü hissedemediğimden bir paragraf bile yazmaya muvaffak olamadığım Şehadet konulu yazının kaygısındaydım. Günlerce kalemi kağıdı elime alıp ya da bilgisayarın başına geçip bir şeyler yazabilmek için kıvranmama rağmen Şehadet hâlâ kendisini bana hissettirmiyordu. Yazıyı teslim etmeme iki gün kalmıştı ve yine bir şey yazamadan girmiştim yatağa! Uyandığımda dilime yapışmış olan dizeler ve kulağımdaki melodi heyecanlandırmıştı beni. Mümbit bir gece olabilirdi. “Bismillah” dedim, yüzümü suyun serin ve uyarıcı buseleriyle buluşturduktan sonra hemen geçtim bilgisayarın başına çünkü yeni şeyler oluyordu. Zihnimde irticali olarak gelişen özgün dizeler “beni hemen yaz” diyordu adeta çünkü hisler kayda alınmadığı takdirde küsüp gidiyordu bir daha gelmemecesine… Koşuyorum peşinde, naz edip kaçıyorsun Ardından yollarına muhabbet saçıyorsun Ufkumda kızıl lâle durmadan açıyorsun Diyorsun ki kıpkızıl kanları giyin de gel Dünyanın kirlerini gönlünden soyun da gel… Elhamdülillah. Gönlüm bana bu güzel duyguları fısıldayacak kadar rikkatliyse yazı da yazılabilecek demekti… Kıpkızıl kanları giyinmek ve dünyanın kirlerini gönlünden soyunması insanın nasıl bir imanın, muhabbetin ya da aşkın eseridir acaba? “Benden neler istediğinin farkında mısın sen?” dedim gönlüme. “Benim ikircikli, yalpalı yürüyüşüm, tûl-i emellerim ve fani heveslerim buna geçit verir mi dersin?!...” Seher vaktinin dinginliğinde ve okunmaya başlayan sabah ezanlarının lâhuti atmosferinden geciktirmiş de olsam selamların en güzeliyle selam ve mu- imkânım olsaydı eğer sevgili dostum, secdelerle yükseldikten ve arındıktan sonra seninle bir muhabbet sofrası kurmak ve o sofrada, gecenin üçünde kulağıma fısıldanan canın bedeli bir sofradan devamlı rızıklanmakta olan Şühedâ-i Kiram’dan bahsetmek, onları anlamak, anlatmak ve dinlemek isterdim. habbet olsun sana sevgili yârenim. Şu an eğer sesim sana ulaşabiliyor olsaydı ben de okunan ezanlardaki “namaz uykudan hayırlıdır” mesajını sana bizzat iletmek, “ey yârenim haydi kalk ve diril yeniden, secdenin serinliğinde yıka ruhunu ve hayata yepyeni bir ruh ile yeniden bismillah de” diyerek yatağın şuh kollarından seni çekip almak isterdim seni. Ve imkânım olsaydı eğer sevgili dostum, secdelerle yükseldikten ve arındıktan sonra seninle bir muhabbet sofrası kurmak ve o sofrada, gecenin üçünde kulağıma fısıldanan canın bedeli bir sofradan devamlı rızıklanmakta olan Şühedâ-i Kiram’dan bahsetmek, onları anlamak, anlatmak ve dinlemek isterdim. Bir insanın şehadet arzusuyla canını canlar pazarına fütursuz ve hesapsızca sürebilmesinin altında yatan değerleri ilâhi beyanlar çerçevesinde keşfetmek ve anlatmak isterdim. “Eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, şunu iyi bilin ki; Allah’ın yardımı ve Rahmeti onların topladıklarından daha hayırlıdır.” (Al-i İmran: 157) ayeti gereğince Şehadetin aziz islam dininin bir şiarı ve onun kültürünün kavramı olduğunu, dolayısıyla onun gösterdiği ilkeler ve hedefler doğrultusunda mücadele ederken gelen ölüm/Vuslat’ın şehadet olabileceğini, bunun ise her cana nasip olmayan izzetli bir makam olduğunu anlatmak isterdim. Allah Azze ve Celle ’ye iman ve itaat üzere iken İslam’ın meşru ve mağruf gördüğü inanç ve değerlerini özgürce yaşayabileceğin bir vatan uğruna savaşırken ölmenin şehadet olduğunu, Tevhidi bir iman, bilinç ve itaat üzere iken kendi kavminden olsun başka kavimlerden olsun müstek-

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.