بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 17 · Ağustos 2025 · Makale · s. 13

İdealler ve Gerçekler Ayrımında İslam Ümmeti “O halde nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)

Hasan Ekinci — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
“O halde nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26) I- “İslam ümmeti nerede ve neden katledilen çaresiz Müslümanların yardımına koşmadı?” sorusuyla makalesine başlıyor Ovamir Anjum (Pakistan asıllı Amerikalı bir akademisyen) Teklif Dergisinde yayınlanan “Gazze’nin Ümme…
“O halde nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26) I- “İslam ümmeti nerede ve neden katledilen çaresiz Müslümanların yardımına koşmadı?” sorusuyla makalesine başlıyor Ovamir Anjum (Pakistan asıllı Amerikalı bir akademisyen) Teklif Dergisinde yayınlanan “Gazze’nin Ümmet Siyaseti” isimli makalesine ve devam ediyor: “İki milyar Müslüman, Kuranı Kerîm’de ve İslam tarihinde büyük saygı gören kutsal Mescidi Aksa’yı korumak için neden gelmedi? Görünürdeki bu kayıtsızlık ve vicdansızlık, Müslümanların dindarlığındaki ve imkânlarındaki artışa dair pek çok göstergeyle ne kadar uyumludur!.. Ümmet diye bir şey var mıdır? Müslümanların, elli kadar Müslüman devletin eylemsizliğinin de işaret ettiği gibi, diğer Müslümanların acılarına kayıtsız kaldığını kabul etmek demek, Peygamberimiz Muhammed’in (sav) öğrettiği; tüm inananların kardeş ve tek bir bedenin organları gibi olduğunu söyleyen dinin artık anlamlı bir şekilde yaşanmadığını da kabul etmek demektir. Bunun tersi de doğrudur; eğer dayanışma duygusu varsa, inanç da vardır. Dayanışma duygusunun bize neden acı hisseden kalpler, paylaşılan teselliler, geçici seferberlikler ve tepkisel sloganlar verdiğini ama bunun yanında etkili bir eylem yaratamadığını sormalıyız.” “İslam Ümmeti nerede?” sorusu bir beklentinin ifadesi olduğu gibi aynı zamanda bir hayal kırıklığının da dile getirilmesidir ki bunun Müslümanlar üzerindeki duygusal karşılığı “utançtan” başka bir şey olmasa gerek. Oysa “ Mekarimül Ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen Ahir Zaman Peygamberine tabi olan İslam Ümmetinin, kıyamete kadar vukuu bulacak bütün problemleri gerek fikri anlamda ve gerekse ameli olarak ortaklaşa çözme kabiliyetine sahip olması gerekirken, ümmetin mevcut fiili durumu temsil kabiliyetini kaybettiğinin resmidir. Diğer taraftan ise eğer Allah hâlâ helak etmemişse ümmetten hâlâ umut var demektir. II- Ümmet kavramı, konumuz açısından Kur’an’da vasat ümmet terkibiyle tanımlanır, yani adaletli, dengeli ve örnek bir topluluk. “İşte böylece si- zin insanlığa şahitler olmanız, Elçinin de size şahit olması için sizi vasat (ölçülü/ dengeli) bir ümmet kıldık.” (Bakara 143) Ayette geçen ümmet-i vasat tamlaması “orta, dengeli, adaletli, ölçülü, denk, uyumlu, ılımlı, hayırlı bir topluluk” anlamına gelmektedir. Vasat ümmet, ifrat ve tefritten uzak olup itidali yani dengeyi koruyan/ tutturan topluluk demektir. Vasat ümmet, “en dengeli, en ideal olan, olması gerektiği gibi davranan topluluk” anlamına gelmektedir. (Mehmet Okuyan, Kuran Meal-Tefsir) İnsan, yaratılış itibariyle Allah’ı tanımaya ve O’na yönelmeye yatkındır. Topluluk halinde yaşayan insan için bu fıtri yönelim, ümmet bilincinin temelidir. Bu, salt sosyal ya da siyasi bir birliktelikten çok, insanın Allah’a karşı sahip olduğu fıtri sorumluluk ve bu sorumluluğun ortak ifadesi olarak görülmelidir. Ümmet bilinci, imanla birlikte, ahlaki sorumluluk ve ilahi emanete dayalı bir manevi sözleşmedir. Diğer bir deyişle bireyin Allah ile

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.