بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 22 · Ocak 2026 · Kavram · s. 3

Bağımlılık Bir taraftan bakınca olumsuz, diğer taraftan bakınca insanda mutlaka

Editör — Yayın Kurulu

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
olması gereken kulluk gerçeklerinin kuldaki olumlu yansımalarını ifadelendirebileceğimiz bir kavram. Daha çok günümüz adına bakıldığında olumsuz tarafı ağır basan ve asla insanın kendi üzerine getirmek istemediği bağımlılık kavramını kötüleştiren anlayış, her …
olması gereken kulluk gerçeklerinin kuldaki olumlu yansımalarını ifadelendirebileceğimiz bir kavram. Daha çok günümüz adına bakıldığında olumsuz tarafı ağır basan ve asla insanın kendi üzerine getirmek istemediği bağımlılık kavramını kötüleştiren anlayış, her şeyde olduğu gibi insanın dünyasını Allah’a isyan konumuna değiştiren kavram cellatlarının hazırladığı ve kötüleştirdiği zeminle alakalı düşünülmeli. İnsanın olması gereken dünyevi konum Allaha bağlılık, bağımlılık konumudur. Bu bağımlılık öncelikle canlılık noktasından bağımlı olmaktır. İnsan istemese dahi Allaha göbeğinden bağımlıdır. Canlılık için insana gerekli olan bütün fonksiyonlar, insan istemese bile direkt Allah’ın yaratma hakikatine bağlıdır. İnsan dünyada yaşadığı sürece de bu bağımlılıktan asla kurtulamayacağı için Allaha mecburen bağımlı olduğu fiziksel hayatın yanında, sosyal yaşam alanında da tercihen uyması gereken davranışları itibarıyla Allah’ın yasalarına bağlanmalıdır. Çünkü fiziksel varlığın insana bahşedilmesi bu ikinci noktadaki bağlanmanın doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi içindir. Yoksa Haşa Allah mülkünü kendine karşı bağımsızlığı ilan etmek gibi bir yanlışa düşenlerle doldurma hatası yapmış anlamı çıkar. İşin olumsuz tarafından baktığımızda denge halini sarsan bir yaklaşım olması dolayısıyla dünyevi anlamda fiziksel hayatı alt üst eden kötü şeylere bağımlılık asla benimsenmeyecek bir kavram. Olayın sonuçlarından bakarak sadece olumsuzluğu ile ortaya çıkan menfi tabloyu düzeltme anlayışını benimsemiş insanoğlunun kötü bağımlılıkların kaynaklandığı temel noktaya asla inemeyişinden dolayı çaresiz kaldığı görülmektedir. Hiçbir kötülük doğrudan kendiliğinden var olamadığı için bağımlılık kabul ettiğimiz kötülüklerin kendinden beslendiği temel düşünce sistemlerini sorgulamadan bağımlılık gibi kötülüklerin önüne geçmek asla mümkün olmayacaktır. Bağımlı olunduğunu düşündüğümüz bütün kötü davranışlar, temelde hakikate karşı duran bir düşünce sisteminin olumladığı yanlışlıklardır. Kötü görülen bağımlılıkların ortadan kaldırılmasında insanın yaratılış hakikati açısından düşünceler geliştirilmeli ve yaşanılan hayatta ortama bakarak kötü görülen maşanın ucundaki bağımlıklarla değil maşanın sapındaki, maşayı tutan ve kötü bağımlılıklardan beslenen temel düşünce sahipleriyle uğraşılmalı ve kötülük kökünden halledilmelidir. Asrın icadı denilebilecek, insanın hayatını kolaylaştırabilecek araçlar olarak icat edildiğini sandığımız eşya, bugün üzerine yüklenen misyonlar sebebiyle insanı dar bir pencereye hapsederek dünyaya oradan bakmasını ve yaşamasını telkin etmektedir. İnsanı felakete sürükleyecek derecede kötüleştirilen bu telkinler bilinçli olarak varlık hakikatinin karşılığında geliştirilmektedir. Hatta bu araçlara bağlanma kendisinden kurtulunamayacak boyuta irca edilmektedir. Kanaatime göre en büyük bağımlılık internet aracılığıyla telefon üzerinden gerçekleştirilen bağımlılıktır. Eski zamanlarda, dünyanın daha az teknik imkanlar sunduğu zamanlarda, insanların bağımlılıkları daha yüzeysel ve ciddi bir rehabilitasyon çalışmasıyla düzeltilebilecek seviyedeydi. Mesela erkeklerin kahvehaneye gitme ve orada masum görünümlü küçük kumarlardan başlayan, zaman katili alışkanlıkları vardı. Zihinsel çevrenin kirlenmişliği de hakeza yüzeysel olduğu için, insanları basit bir dokunuşla bu kötü bağımlılıklarından kurtarmak mümkündü. Ayrıca bu tür eylemlerin ev dışında özel mekanlarda gerçekleşiyor olması, rehabilitasyon açısından düzeltmede araç olarak kullanılabilecek olumsuz şartlardı ve vaz geçirme aşamasında insanı olumlama adına değerlendirilebilecek argümanlardı. Bugünün bağımlılıkları eldeki ve evdeki araçlarla gerçekleştirildiği için önceki bağımlılıklardaki dışarda olma açısından önde görülmekte ve evde olma hali olumsuz bir avantaj kabul edilebilmektedir. Kadınların meyhaneye giden kocaları için içkisini içsinde tek evimde otursun da hizmetini ben göreyim anlayışına benzer bir durum söz konusu olduğu için şerrin ehven olanının tercihi insanlara şirin gözükmektedir. Bağımlılık başlığı altında zikredilebilecek Yeşilay’ın mücadele başlığı olan kumardır, alkoldür, sigaradır; bu- günün en temel bağımlılığı tarafından içinde zikredilebilecek alt başlıklar pozisyonuna düşmüştür. Zaman olarak insanların uçlarda yaşamayı marifet gördüğü bir dönemden geçmekteyiz. Manevi kontrol noktalarının sıfırlandığı bir anlayış içinde artık basit uyuşturucular insanları kesmemekte, uyuşturucudan altın vuruş tabiriyle oluşturulan bulutlar üstü irade yoksunlukları tercih edilmektedir. İnsanlar neden akıl nimetini iptal etmeyi ister sorusunun çok net bir yanıtı mevcut. Çünkü akıl insanı kontrol altında tutmayı önceleyen bir melekedir. Aklı uyuşturur, beyin faaliyetlerini kısıtlayacak bir şekilde yavaşlatırsanız, aklınızın engel olacağı işleri daha rahat bir biçimde icra edersiniz. En basit anlamda zina etmeye birtakım akli engelleri olan insanlar akıllarını devre dışı bırakarak zina etmelerinin önündeki akli engelleri ortadan kaldırırlar. Eskiden cami kürsülerinde Hoca efendilerin anlattığı bir içki hikayesi vardı. Şeytan bir kula zina etmesini, kumar oynamasını, adam öldürmesini telkin eder, adam sofu biri olduğu için bunların hepsini haram olmaları dolayısıyla reddeder. Şeytan bakar ki bu adama suç işletemiyor kandırarak içki içmesini sağlar. Adam diğerlerine göre hafif ve başkasına zarar vermeyecek boyutta bir suç olarak gördüğü içkiyi içince, şeytan daha önce yaptıramadığı bütün yasak eylemleri sırasıyla adama yaptırır. Hikâye bizim için şu açıdan önemli; telefon ve internet, baktığınızda olumlu anlamda kullanabileceğiniz araçlardır. Fakat salgın hastalık gibi sebepler dolayısıyla insanlar, başka insanlarla sosyalleşmeyi telefon üzerinden gerçekleştirmeye başladı. Daha sonra bu alışkanlık kalıcı hale dönüşerek, insanın bir parçası haline geldi. Yüz yüze olmanın insanda meydana getireceği otokontrol sisteminden uzak olunması, bir kısım insanların hoşuna gitti ve daha bir haya perdesi yırtılmış vaziyette ilişkilerin yaşanması başladı. Sonrasında insanlar telefona çılgınca bağlandı ve sosyal manada temaslı hayat içinde yapamayacağı işleri telefonun uzaktan temas özelliği ile daha rahat bir şekilde icra edebilir oldu. Bu kontrolsüz ortam insanı en derinden oto kontrol sistemi sayacağımız

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.