بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 19 · Ekim 2025 · Makale · s. 29

Amentü Neslinin Dirilişi ve Mahalle Baskısı Sözde fikir özgürlüğü çağında kendi fikirlerinin

Harun Aydın — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
Sözde fikir özgürlüğü çağında kendi fikirlerinin özgürlüğü dışındakilere yaşama hakkı tanımak istemeyen insanlar, Cemil Meriç’in ifadesiyle fikir işportacılığı yapmaya devam ediyor. Hızla değişiyor, dönüşüyoruz. Duran da yavaşlayan da geride kalıyor. Algı ile …
Sözde fikir özgürlüğü çağında kendi fikirlerinin özgürlüğü dışındakilere yaşama hakkı tanımak istemeyen insanlar, Cemil Meriç’in ifadesiyle fikir işportacılığı yapmaya devam ediyor. Hızla değişiyor, dönüşüyoruz. Duran da yavaşlayan da geride kalıyor. Algı ile gerçek aynı yolu kullanıyor. Beklemelerle geçecek ama hayat beklemeyecek, anlamındaki sözü de yanıma alıp “Baskı da neymiş, hayat beklemiyorken?” demek istiyorum. Bir söz, bir resim, bir olay, bir an… Tesirinde kaldığın şey, aciz olduğun malum. Musavver gazetelere ve dergilere heyecanla bakılan zamanlardan görüntünün gerçeğin önüne geçtiği vakitlere geldik. Şekle takılma, sözü esastan bağımsız bir biçime işaret etse de takılmayacak bir şeklin yani usulün asılla doğrudan ilişkili olduğunu biliyoruz. Kelimeler, söze dökülmüş düşüncelerdir. Bastığınız yer bazen olumsuz anlamda ezilir bazen de ezilir ama yol olur, yolculuk olur. Daha çok da bakış açısına göre ya acıtır ya da yol açar, yolda tutar. Şekil, içeriği dayatıyor. Form, normu biçimlendirmeye devam ediyor. Bu uzunca başlık, altına yazmam gerekenler hakkında baskı uyguluyor. Varlığını tarif ilk kez Şerif Mardin tarafından yapılan mahalle baskısı, sosyolojik bir vaka olarak toplumların sahiplendiği bazı gelenek ve kuralların yazılı olmayan bir şekilde ancak çok güçlü birtakım özelliklerin dışına çıkamamayı ön görür. Genelde “göz baskısı” şeklinde tezahür eden bu anlayış aslında toplumun dinamikleri açısından önem arz eder. Kanun ve yasaların girmekte zorlandığı toplumsal yaşamın ince boşluklarını adeta bir maya gibi tutan bu kavram her ne kadar olumsuz bir çağrışım yapsa da mesele iyi ve güzeli korumaksa aletin niyetle ilişkisi bağlamında değerlendirmek mümkün. “Herkes yapıyor.” cümlesi bugün adeta dünyanın sanal mahalle hâline geldiği bir yerde yoga, meditasyon gibi hurafe ritüelleri dijital komşulara dikte ediyor. Son zamanlarda ideolojik duruma göre çok büyük gruplar, sanal medya ile yönlendir(il)mek suretiyle bir kişiyi ya da kurumu baskı altına alabiliyor. Sözde fikir özgürlüğü çağında kendi fikirlerinin özgürlüğü dışındakilere yaşama hakkı tanımak istemeyen insanlar, Cemil Meriç’in ifadesiyle fikir işportacılığı yapmaya devam ediyor. Böyle bir ortamda kişinin kendi olabilmesinin zorluğunu varın, siz düşünün. Kılık kıyafetten davranışa kadar canlılığını muhafaza eden dominant kültür, Batı. Başta spor olmak üzere birçok alanda bir Batılı ile aramızda fark kalmamışken başarıyı skora indirgemek, fileye sultan atamak ile basketbolcuları dev hâline sokmak göz baskısının kaçınılmaz sonuçları. İstersen bakma, istersen takip etme. Yabancı muamelesi görür, evladına sözünü dinletemez, mahalle baskısının son yayını olursun. Özgür olduğunu zannederek başkalarının gösteriş baskısı altında yaralanan bizler, kırk evin birbirine emanet edildiği zamanı değil belki ama bir önceki neslin mahallesini arıyoruz. Belki bulamayız ama aramak derdi ömür takvimine anlam katar umuduyla arıyoruz. Umutluyuz. Mahalli, kendi değerleri olan ve çapı gönlünün ulaştığı coğrafyaya kadar uzayan bir daire fasit olmaz, feraset ufkunu çizer. Baskıya esir olmadan bastığı yerin ahvaline uyar. Ümidimiz o ki kafası dumanlı değil ağzı dualı, yüreği ateş gibi alnında mühür olmuş, secdelere vuran bir nesil geliyor. Amentü neslinin dirilişi yakındır. Asra mahallenin samimi niyetini gösterecek, tüm baskıları anlayacak ve aşacak bir nesil.

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.