بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
ISSN 3023-7688  ·  Sayı 29  ·  Ağustos 2026

ünsiyet.

29
İlmî · Kültürel · Fikrî Aylık Dergi
Ağustos 2026 — Dosya: Hevâ ve Heves
۞
Sayı 7 · Ekim 2024 · Makale · s. 8

Peygamberlerin Tükenmez Hazinelerine İhtiyacımız Var İnsanoğlu biraz gezip dolaştığı

Vedat Önal — Yazar

۞
Yazı boyutu %100
Paylaş
İnsanoğlu biraz gezip dolaştığı zaman etrafında ne tür hazineler olduğunu daha yakından tanıma imkanı buluyor. Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan’da görev yaparken, Arabistan, Ürdün ve Filistin topraklarında bazı geziler yapma imkanı bulmuştum. Hemen hemen tü…
İnsanoğlu biraz gezip dolaştığı zaman etrafında ne tür hazineler olduğunu daha yakından tanıma imkanı buluyor. Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan’da görev yaparken, Arabistan, Ürdün ve Filistin topraklarında bazı geziler yapma imkanı bulmuştum. Hemen hemen tüm Mezopotamya toprakları, üzerinde peygamberlerin izlerini taşıyan, sınırsız bir zenginliği üzerinde barındıran eşsiz topraklar. Her metrekaresinde farklı farklı tarihi zenginliği bulunduran, özellikle Peygamberlerin izlerinin oldukça bol olduğu bu topraklarda yaşadığımız için ve Allah’ın bize böylesine anlamlı ve değerli olan güzellikleri bahşettiği için Müslümanlar olarak ne kadar şükretsek azdır. Bu yönden baktığımızda nasıl tüm dünyanın gözünü diktiği ve sorunları bitmeyen bir coğrafyada olsak da aynı zamanda bir başka açıdan düşündüğümüzde gerçekten büyük hazineler üzerinde oturduğumuzu da unutmayalım. Fakat bu hazinelerden en az yararlanan en az buraları gezebilen insanlar da maalesef Müslümanlar. Müslümanlar Peygamberlerin bıraktığı izlerin bulunduğu bu eserlerden, bu yapılardan kısaca buraları oluşturan hemen hemen herşeyden habersiz. Bu toprakları gezerken bir hayalim vardı. Bu hayal belki de Cennet Mekan II. Abdulhamit Hanın hayaliydi. İstanbul’dan Mekke Medine’ye kadar uzanan bir demir yolu projesi. Aylar süren karayolu yerine tren yolunun hız imkanından yararlanmak ve böylece Müslümanların daha kısa sürede kutsal topraklara ulaşmasını sağlamak. Bu rüyayı büyük bir özveri ile gerçekleştirdi ancak bu topraklara gözlerini diken emperyalist- ler ve onların gönüllü uşakları bu gerçekleşen rüya projeyi uzun süre yaşatmadılar. II. Abdulhamit Hanın belki de tahttan indirilmesine sebep olan en önemli şey, Hamidiye Hicaz Demiryolunun birkaç yıl gibi kısa bir sürede, tüm dünya Müslümanlarının biraraya gelerek, büyük özveri göstererek yaptığı yardımlar ve katkılarla hayata geçmesiydi. Şu anda Anadolu topraklarından çıkan bir insan maalesef karayolu ile Mekke ve Medine’ye ulaşamıyor. Niye arada başka bir ülkemi var. Hayır ama İslam dünyasını öyle bir böldüler ki, insanlar gidecekleri yere karayolu ile maalesef güvenlik endişesi ile ulaşamıyor. Dolayısıyla bu zengin ve Peygamberlerin hatıraları ile dolu toprakları daha yakından görme ve peygamberlerin izlerini takip etme imkanından mahrum kalıyorlar. Bu o kadar önemli ki bu gezilerim sırasında birçok peygamberin sembolik de olsa makamlarının bulunduğu yerleri ziyaret etme imkanı buldum. Onların yaşadığı yerleri kavimlerine Tevhidi tebliğ ettikleri bu topraklar birer Peygamber kokulu topraklar. Mekanların ne önemi var diyebilirsiniz ancak buraları ziyaret eden insanların kafalarında birer Şuayip, birer Musa, birer Nuh, birer Yuşa’nın canlandığını ve kendilerini peygamberlerle özdeşleştirdiklerini bir düşünelim. Bu Peygamberlerin isimlerinin bile hatırlanması büyük önem taşıyor. Çünkü bu makamların sembolik bir değeri olsa da insanlara bu müstesna peygamberlerin yaptıkları Tevhid mücadelesi ve insanoğlunu doğru yola çağırmak için verdikleri azimli gayretleri konusunda tefekkür etmeye yönelttiğini unutmamak gerekiyor. Maalesef peygamber merkezli bir tarih eğitiminden geçmiyoruz. Bizlerin ve çocuklarımızın aldığı tarih eğitimi emperyalistlerin bizlere sunduğu materyalist, seküler, pozitivist ve laik anlayışa dayanan tarih anlayışını öğretmekten öteye gitmiyor. Bu yüzden de okullarımızda da, eğitim kurumlarımızda da, tarihe yön veren Peygamberlerin izlerini görmek hatta isimlerini bile duymak, onlardan bahsedildiğini düşünmek mümkün değil. Çok büyük bir eksiklik bu ve bu eksiklik bu tarihi mekanların ziyaret edilmesi ile bir nebze olsun giderilebilir. O da

Yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.